Kendiniiyi ve mutlu hisseden çocuk okulla ilgili işlerde de ilerleme gösterir. Aynı zamanda, çocuklar kişiliklerini oluştururken kendileri hakkında ipucu toplamaya ihtiyaç duyarlar. Sanatla ilgilenen çocuklar, kendilerini daha iyi tanır, böylece kişiliklerini daha sağlam olarak geliştirebilirler.
--Can tehlikeli işler yapıyorsunuz bence dedi annesi. Bir yeriniz acıyacak itişmezseniz daha iyi olacak. • ---Dikkat ederim dedi Can. • ---Biliyorum tatlım ama sen öyle itiştikçe ben endişeleniyorum. Yapmazsan memnun olurum. • Ama Can ve diğer çocuklar itişmeye devam etti.
Annesini daha iyi tanımaya çalışır; anne, baba demeye başlayabilir. Anne ve babadan kast edilenin kim olduğunu anlar. 8. Ay: Bebeklerin dil becerisi konuşmaya başlamadan çok önce gelişmeye başlar. 8. ayda bebeğinizle bol bol sohbet edebilirsiniz, sizi anlar. Söylediklerinizi çok daha iyi takip eder. Artık daha çok sesin
5 yaşına gelen çocuklar artık yetişkine çok daha az ihtiyaç duyar hale gelmişlerdir. Bu dönemde anne-babanın görevi çocuğun tüm yetenek ve ilgilerinin gelişmesine fırsat vermek ve onun otonomisini tamamıyla destekleyerek yaşına uygun sorumluluklar almasını sağlamaktır.
Atıştırmalıkda çok önemlidir, çünkü çocuklar çok fazla enerji harcarlar ve akşam yemeğine varmadan önce ödevlerini bitirmek ve oyun oynamak için biraz daha güce ihtiyaç duyarlar. Günün son yemeği için, az yağlı, az yağlı veya kızartılmış yemekleri tercih etmek en iyisidir. , böylece çocuklar iyi uyuyabilir.
Doraemon'un sadece çocuklar için değil yetişkinler için de çizgi roman topluluğunun büyük bir hayranı olmasının nedeni de budur. Çocuklar robot kediyi çizerken bu karakteri daha çok seviyorlar, o zamandan beri doraemon'un iyi karakterini öğrenmek için daha fazla motive oluyorlar.
Ub1BH. Çocuklar öğütten daha çok, iyi örneğe ihtiyaç duyarlar. ´ Çocuklara "ne" düşünecekleri değil, "nasıl" düşünecekleri öğretilmelidir. ´ Çocuklarımızı "kişilik sahibi" yapabilmek için düşündüklerini, isteklerini ve inandıklarını keşfetmelerine izin verin. ´ Çocuğunuza vereceğiniz en değerli hediye, "ilgi ve zamanınızdır." ´ Çocuk, anne babanın görülen bir çok özelliğini aldığı gibi, gözle görülmeyen özelliklerini de alır. ´ Çocukların büyüme hormonu, gece uykuda iken salgılanır. Bu nedenle geç yatan çocuklar sağlıksız olurlar. On iki yaşına kadar çocuklar, kisin en geç yazın yatmalıdırlar. ´ Çocuklarınızla duygu ve ihtiyaçları hakkında konuşun. ´ Çocuklarınızı, tüm duygularınızla dinleyin ve onlara değer verdiğinizi "beden dilinizle" onlara hissettirin. ´ Çocuğunuzun duygu ve düşünceleri hakkında karşılıklı konuşun. ´ Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine göre, uygun görev ve sorumluluklar verin. ´ Hangi yaşta olursa olsun, çocuğunuzla oynama ve onun heyecanına katılma fırsatını kaçırmayın.
Çocuk Egitiminde Temel Kurallar Çocuk eğitiminde bilinmesi gereken; Çocuklar öğütten daha çok, iyi örneğe ihtiyaç duyarlar.– Çocuklara “ne” düşünecekleri değil, “nasıl” düşünecekleri öğretilmelidir.– Çocuklarımızı “kişilik sahibi” yapabilmek için düşündüklerini, isteklerini ve inandıklarını keşfetmelerine izin verin.– Çocuğunuza vereceğiniz en değerli hediye, “ilgi ve zamanınızdır.”– Çocuk, anne babanın görülen bir çok özelliğini aldığı gibi, gözle görülmeyen özelliklerini de alır.– Çocukların büyüme hormonu, gece uykuda iken salgılanır. Bu nedenle geç yatan çocuklar sağlıksızolurlar. On iki yaşına kadar çocuklar, kisin en geç yazın yatmalıdırlar.– Çocuklarınızla duygu ve ihtiyaçları hakkında konusun.– Çocuklarınızı, tüm duygularınızla dinleyin ve onlara değer verdiğinizi “beden dilinizle” onlara hissettirin.– Çocuğunuzun duygu ve düşünceleri hakkında karşılıklı konusun.– Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine göre, uygun görev ve sorumluluklar verin.– Hangi yasta olursa olsun, çocuğunuzla oynama ve onun heyecanına katılma fırsatını kaçırmayın.– Çocuğunuzun her yasta anlattığını, sıkıntıdan patlasanız bile dinleyin.– Çocuğunuzun anlattıklarını dinlemiyorsanız, bir süre sonra onun da sizi dinlemediğini görürsünüz.– Çocuğunuzu dinlerken, mutlaka yüzüne bakin ve onunla “göz ilişkisi” içinde olun.– Çocuğunuza “ne” söylediğinizden çok daha önemli olan, “nasıl” söylediğinizdir.– Çocuğunuzun problemlerini kendi kendine çözmesine fırsat verin. Çözemediği vakit devreye girin.– Çocuğunuzu başkasının çocuğuyla karşılaştırmayın.– Çocuğunuzun yanlışlarını değil doğrularını yakalayın.– Dengeli takdir edilen ve övülen çocuklar, anne-babalarını ve arkadaşlarını da takdir etmeyi öğrenirler.– Aşırı sevgi ve takdir, çocuğunuzu “şımarıklığa” yöneltir.– Çocuklarınıza ne derseniz öyle olma ihtimalini artırırsınız. “Tembel”, “sorumsuz”, “inatçı”, “huysuz” gibi olumsuz sıfatlar, bu özellikleri geliştirir.– Sık eleştirilen çocuklar, içe kapanık ve güvensiz olurlar.– Suçlanan, her konuda kabahati bulunan çocuklar, suçlamayı ve yalan söylemeyi öğrenirler. – Kızgın olduğunuz bir sırada çocuklarınıza hayat dersi vermeye kalkmayın.– Çocuğunuza hep çocuk gibi davranırsanız, o da hep çocuk kalır.– Anne-babaların davranışları ne aşırı “baskıcı” ne de aşırı “serbest” olmamalıdır.– Anne-babalar, çocuklarına karsı davranışlarında mutlaka tutarlı olmak zorundadırlar.– Çocuğunuza hep kendi isteklerinizi söylerseniz, ergenlik çağından itibaren istemediklerin izi işitirsiniz.– Çocuklarınızın arkadaşlarına karşı çıktığınız zaman, çocuğunuzu kendinizden uzaklaştırır, onlara yaklaştırırsınız.– Çocuğunuzun istediği mesleği seçmesine izin verin.– Korkuya dayalı disiplin yerine, sorumluluğa dayalı disiplin verin.– Çocuğunuza istemediğiniz hareketleri yasaklamadan önce, yasaklama nedeninizi mutlaka açıklayın.– Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız, o kadar çok çatışır, kızar ve disiplin sorunu yaşarsınız.– Çocuğunuzu ilgilendiren bütün konularda, kararı onunla birlikte verin.– Hangi yasta olursa olsun, her fırsatta çocuğunuzun fikrini sorun.– Dövülen çocuklar, kavgayı, geçimsizliği ve düşmanlığı öğrenirler.– “Ceza” gelişmeye engeldir. “Ödül” ise gelişmeye katkı sağlar.– Çocuklar da insandırlar. Onlar da herkes gibi kendilerine devamlı emir verilmesinden hoşlanmazlar.– Çocuğunuzun kendisi olmasına izin verin.– Topluma faydalı, değişik ve yenilikler yapan insanları, çocuklarınıza örnek gösterin.
Ben neredeyse 5 senedir mesleğimi çocuk üzerine yoğunlaştırdığım için elimde güzel de bir arşiv oluştu. Arada sırada onları eşelemeyi çok severim. İşte o eşelediklerimden çıkardığım bazı cümleleri sizlerle de paylaşmak istiyorum. Tabii arada benim olanlar da var!!! Ama hangileri, söylemem!!!- Eğitim, doğruları söylemek değil, doğruları Çocuklar öğütten daha çok, iyi örneğe ihtiyaç Çocuklara "ne" düşünecekleri değil, "nasıl" düşünecekleri Çocuklarımızı "kişilik sahibi" yapabilmek için düşündüklerini, isteklerini ve inandıklarını keşfetmelerine izin Çocuğunuza vereceğiniz en değerli hediye, "ilgi ve zamandır."- Çocukların büyüme hormonu, gece uykuda iken salgılanır. Bu nedenle geç yatan çocuklar sağlıksız olurlar. On iki yaşına kadar çocuklar, kışın en geç yazın yatmalıdırlar. Hele bu hormonun sadece yarım saat boyunca salgılandığını bilince bu süreyi kaçırmayı göze alamıyorsunuz.- Çocuklarınızla duygu, düşünce ve ihtiyaçları hakkında Çocuklarınızı, tüm duygularınızla dinleyin ve onlara değer verdiğinizi "beden dilinizle" onlara Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine göre, uygun görev ve sorumluluklar Hangi yaşta olursa olsun, çocuğunuzla oynama ve onun heyecanına katılma fırsatını Çocuğunuzun her yaşta anlattığını, sıkıntıdan patlasanız bile dinleyin. Onu dinlerken, mutlaka yüzüne bakın ve onunla "göz ilişkisi" içinde olun. Eğer onu dinlemezseniz, bir süre sonra onun da sizi dinlemediğini Çocuğunuza "ne" söylediğiniz değil, "nasıl" söylediğiniz Çocuğunuzun problemlerini kendi kendine çözmesine fırsat verin. Çözemediğinde devreye Çocuğunuzu başkasının çocuğuyla Çocuğunuzun yanlışlarını değil doğrularını yakalayın. Çünkü dengeli, takdir edilen ve övülen çocuklar, anne-babalarını ve arkadaşlarını da takdir etmeyi öğrenirler. Ama unutmayın, aşırı sevgi ve takdir, çocuğunuzu "şımarıklığa" Çocuklarınıza ne derseniz öyle olma ihtimalini arttırırsınız. - Sık eleştirilen çocuklar, içe kapanık ve güvensiz olurlar. Suçlanan, her konuda kabahatli bulunan çocuklar, suçlamayı ve yalan söylemeyi Kızgın olduğunuz bir sırada çocuklarınıza hayat dersi vermeye Çocuğunuza hep çocuk gibi davranırsanız, hep çocuk Anne-babalar, çocuklarına karşı davranışlarında mutlaka tutarlı olmak Çocuğunuza hep kendi isteklerinizi söylerseniz, ergenlik çağından itibaren istemediklerinizi Çocuklarınızın arkadaşlarına karşı çıktığınız zaman, çocuğunuzu kendinizden uzaklaştırır, onlara Çocuğunuzun istediği mesleği seçmesine izin Korkuya dayalı değil, sorumluluğa dayalı disiplin Çocuğunuza istemediğiniz hareketleri yasaklamadan önce, nedeninizi mutlaka Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız, o kadar çok çatışır ve disiplin sorunu Çocuğunuzu ilgilendiren bütün konularda, kararı onunla birlikte Hangi yasta olursa olsun, her fırsatta onun fikrini Dövülen çocuklar, kavgayı, geçimsizliği ve düşmanlığı "Ceza" gelişmeye engeldir. "Ödül" ise gelişmeye katkı Çocuklar da insandırlar. Onlar da herkes gibi kendilerini devamlı emir verilmesinden Topluma faydalı, değişik ve yenilikler yapan insanları, çocuklarınıza örnek Geçen hafta size bahsettiğim Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası, 2007 konser programının son durağında, dünyaca ünlü besteci ve piyanistimiz Fazıl Say’la birlikte bir konser veriyor. Konser yarın, 16 Eylül saat İstanbul Aya İrini’de gerçekleşecek. Bilet fiyatları 15-25 YTL. Lütfen izlemeye doğmamış çocuğuna mektup yazHamilelik günlerinde yaşadığınız duyguları yazarak çocuğunuza hayatı boyunca zevkle okuyacağı bir hatıra bırakabilirsiniz. Bebeğinizi kucağına almak için gün saydığınız bu dönemde, çocuğunuzun zevkle saklayacağı bir iz bırakabilirsiniz. Birçok kadın hamileliği boyunca zaten günlük tutarak henüz doğmamış bebeği için çok özel defterler hazırlıyor. Bu defterleri de ultrasonda çekilmiş fotoğraflarla süslüyorlar. Ama eğer duygularınızı, merakınızı, heyecanınızı diğer anne adaylarıyla da paylaşmak istiyorsanız adresine girin. Bu adreste açılan "Bebeğe Mektup" isimli bir yarışmada anne adayları hem duygularını mektuplarla anlatıyor, hem de başka anne adaylarının bıraktığı mektupları okuyup, değerlendirerek, yarışmanın birincisini belirliyor. YARIŞMA DEĞİL, PAYLAŞIMHamile kıyafetleri tasarlayan GeBe firmasının internet sitesinde düzenlenen etkinlik için GeBe Genel Müdürü Yasemin Bulak yarışma demekten kaçınıyor "Biz anne adaylarını içlerinden gelen ve bebeklerine söylemek istedikleri her şeyi satırlara dökmeye davet ediyoruz. Bu kesinlikle yarışma olarak görülmemeli. Yalnızca anne adaylarının birbirleriyle duygularını paylaştığı bir ortam yaratmak istedik, çünkü annelik benzersiz bir duygu." Ama gene de mektup yazanlara teşekkür amacıyla, en çok oy alana bir hediye paketi verilecek. "Bebeğe Mektup" 31 Ekim’e kadar devam YERLİKAYA HAYATIMIN EN ACI VE EN MUTLU GÜNÜCANIM YAVRUMA... 19 Ocak 2007, hayatımın en acı ve en mutlu günüydü. İki beklenmedik olay... Bir yandan canımdan çok sevdiğim, biricik annemi kaybedeceğimi öğreniyorum, diğer yandan 9 yıllık bekleyişin ardından anne olacağımı. Sen mucize bir bebeksin. Umutlarımızın tükendiği bir anda Allah anneanneni alıp seni gönderdi bize... Seni çok seviyoruz mucize bebeğim! Gülden İrioğluAramıza Hoşgeldin Bebeğim! "Aramız". Ne garip geliyor. Baban ve ben uzun süredir birlikteyiz ve aramıza şu ana kadar senden başka kimseyi almadık O kadar mutluyuz ki, ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Dün 14 haftalık oldun ve senin kalp atışlarını nefes almadan dinledim. Resimlerini herkese gösterdim. Senden bahsederken gözlerimden her defasında akıttığım yaşlar, mutluluk göz yaşları bebeğim. Aslı boğazıma düğümleniyor. Yazacaklarımı aklımda toparlayamıyorum. Bebeğimi kucağıma almama çok az bir zaman kaldı. Biliyorum ki o da çok sabırsız. İçimde kıpır kıpır. Hiç durmaksızın hareket ediyor. Çektiğim acıların en tatlı yanı da bu. Merve Su damlası kadar berrak, hayatıma düşen en güzel şeysin sen. En umutsuz anımızda varlığını hissetmek öyle inanılmaz geldi ki, tüm mutluluklar eminim seni kucağıma aldığımda sönük Karaörs.
PSİKOLOJİ İçi İletişim Başarı Olmak Öğütler 5-Verimli Ders Çalışma Metodları 6-Beynin Sırları 7-Başarı İle İlgili Sözler iyileştirir ÇOCUK PSİKOLOJİSİ SOKAĞA KAÇAMIYOR Eğitiminde Temel Kurallar zaman da çocuk olmak Eğitiminde Baskı ve Zorlama ve Allah Ruh Sağlığı Açısından Din Eğitimi Neden Yalan Söyler ruh sağlığı problemleri ve zihin tembelliği göre dil değişimi dua ediyor musunuz? AİLE İÇİ İLETİŞİM Esra Ergül Çocuğun kişiliğinin oluşumu,kendisine saygısının gelişmesi büyük ölçüde ana-babasının kişilik yapısına davranışlarını kendine model alan çocuk istenen ve istenmeyen davranışların çoğunu onlardan bilimsel gerçekten yola çıkarak sizler için bir döküman dökümanda çocuğunuzla kuracağınız iyi iletişimin altın kurallarını küçük kaynağın ana-babalarımıza faydalı olması dileğiyle. "Çocuklara özenle bakım verilmeli,davranışların aşırılığa kaçmaması için özen öfke patlamaları,korku ve bunaltı da çocuğun doğal istek ve eğitimlerini tanımak;hoşlanmadığı durumları göz önünde tutmakla doğal yetenekleri desteklenmeli,tedirginlik kaynakları bir çocuk yetiştirme,hem beden,ruh için eğitimle alışkanlıklar ve tutumlar kişiliğe yerleşir." İbni Sina utandırmayın,utandırılan çocuk kendine güvensiz toplum içinde de tepkisiz bir kişi olur. sizden övgü ve onay bu ihtiyacını giderin. size ve arkadaşlarına yardım etme fırsatı ihtiyaç duyulduğunu bilmek onu mutlu edecektir. sorduğu sorulara doğru bilgi gerçekdışı bilgi bilgi en kısa zamanda çocuk tarafından sezilir ve çocuğunuzla aranızdaki güveni zedeler. dinleyin ki o da dinlemeyi öğrensin. kişiliğine saygı duyun ki o da size saygı duysun. çocuğunuz tüm hal ve hareketlerinizi taklit eder. kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesine yardımcı olun. düşünmeye çalışın ki bu haliniz çocuğunuza da yansısın. yaptığınızda çocuğunuzdan özür dileyin ki o da özür dilemeyi öğrensin. tenkit edilen çocuk huzursuz ve yalancı olur. neyin niçin yapmaması gerektiğini sebeplerini göstererek davranışınız çocuğunuzun aklını kullanan bir insan olmasını sağlar. başkasına kızdığınızda hırsınızı çocuktan olan iletişiminiz size güveni huzursuz bir çocuk olur. karşı olan davranış ve sözlerinizde tutarlı yaparsanız çocuğunuzun kişilik gelişimine çok yardım etmiş olursunuz. Bu yazı Cumartesi Akit Gazetesinden alınmıştır. Okulda Başarı Yukarı Esra Ergül Başarı;bir işi eksiksiz yapma,olarak sözlükte duygusunu tadan kişi bu haz veren duyguyu sürekli yaşamak için çaba sarfetmeye başlıyor. Okulda başarı,öğrencinin veya grubun belirli zaman dilimi içerisinde öğretilmek istenen bilgi ve becerileri oluşmasında etki eden faktörler nelerdir? Kalıtımsal yapımız başarımızı geriliği ve zeka geriliği olan çocuklarda yabancı dil öğrenimi yeteneği olan bir çocuk bile olsa gerekli eğitim ve öğretimden geçmezse,var olan yeteneğini açığa çıkaramıyor ve başarı kazanamıyor. Küçük yaşlardan itibaren zihni becerileri beslenmeyen çocuklar,genel bilgi,küçük kas gelişimleri,fikirlerini söze aktarma yeteneği,matematik muhakeme yeteneği,plan yapma,soyut düşünme yeteneklerini kapasitelerince kullanmayı da okulda başarısızlığı getiriyor. Biz Türk anneleri küçük çocuklara sorumluluk vermeyi çocuğun İbn-i Sina'nın dediği gibi"...erken eğitimle alışkanlık ve tutumlar kişiliğe yerleşir." Sorumluluk alan çocuk,zihnini kullanmayı daha kolay öğreniyor. Gelişmiş ülkelerde çocuğun bazı becerileri yaşlarından daha kolay kavraması amacıyla doğumdan önce anne eğitime sonraki yıllarda çocuğun becerileri aile ilgisiyle destekleniyor. Başarı performansı ekonomik olanaklarla da araç gereci olmayan,iyi beslenemeyen,okula aç giden çocuktan başarı beklenebilir mi?Oysa okul çağındaki çocukların kemikleri sertleşmeye devam ettiğinden kalsiyum ve fosfora ihtiyaçları çocuğa bol bol güven,başarı için itici güçtür. Her yaptığı işte fazlaca yardım alan ya da sürekli eleştirilen çocuklar başarı duygusunu tam olarak dünyalarında kendilerine güven duygusu sebeplerle sağlıklı olmayan psikolojik ruhi yapıya sahip olan gençler veya çocuklar okul başarısını içi kavgaların sık yaşandığı ailelerin çocukları yeterli ilgi ve sevgi göremedikleri için davranışları uyumsuz da büluğ çağı sorunlarının aşılmasında yakın aile desteği bulamayan gençler,yaşadıkları bunalımı çözmekte başarılı olamıyor. Okulda başarı için,öğrencinin verimli bir ders çalışma programına sahip olması ve onu uygulaması sınav kaygısı da başarıya engel araştırmalara göre;düzenli ders çalışan öğrenci,düşük sınav kaygısı seviyesinden daha yüksek başarı beklentisi içinde olması,çocuğu çalışmak için aşırı zorlaması,öğrencinin derse karşı sevgi ve ilgisini onlara yük gibi yapmamız gereken,çalışmanın hayatın bir parçası olduğunu kavratmak olmalıdır. Aile,çocuğunu nasıl ders çalıştıracak? İlkokula giden çocuk için öğretmenin ders çalıştırma tavsiyeleri önemsenmeli, konuyu ebeveyn ayrı tarzda,öğretmen ayrı tarzda öğretmeye kalktığında,çocuk istenen konuyu öğrenmede güçlük rehberlik servislerinden çocuğa uygun çalışma programı yapılması içinyardım alınabilir. Kopya gibi dolambaçlı yollardan elde edilen başarı,aslında öğrencinin iç dünyasında acı bir tat için sarf edilen emek ve zaman beraberinde iç huzuru iç huzur gelecekteki başarı için basamak oluyor. Başarmak için gerekli bilgi ve beceriye,yani altyapıya sahip olmak kişisel farklılıklarına göre aynı düzeyde başarı elde etmeleri için gösterecekleri gayret farklı için başarılı olacağına inanmak inanmak ve tevekkül etmek e başarı kazanmakta önemli rol oynuyor. İstediğiniz başarıyı elde etmeniz ve bu mutluluğu içtenlikle yaşamanız dileğiyle... Cumartesi Akit Gazetesinden alınmıştır. İnsan Olmak Yukarı Esra Ergül Allah kadını ve erkeği insan,bir hayat yaşamaya bebek,sonra çocuk,sonra delikanlı,yetişkinliğini ömrü varsa da yaşlılığını çocukken hayallerinde,geleceğinde okuyacağı okulları,seveceği insanları,yaşayacağı şehirlerin düşüncesine dalıp geçmişe hiç yüz vermez. Gençlikte kah sevdalarda kaybolup gündüzleri hayallerde gezen aklı bir karış havada insanlar oluyoruz,kah ukala ve herşeyi bilirim görüntüsünün altında aslında şu garip dünyada hayatın gerçeğini anlamını bulmaya çalışan bir filozof kesilebiliyoruz bazen neyse...İşte bu karmaşık duyguların kafa karışıklığı gençlerin kendilerini ifade de zorlanmalarına böylece anlaşılmamalarına sebep eğitimi alabilen mutlu azınlık düşüyor iş bulma de buldu evlilik yapılacak,iyi bir eş bulunup evlenilecek,ev,araba sahibi olunacak derken kariyer yapmak da gerekiyor,ki ilerde iyi bir mevkiye sahip var evinizde mutlusunuz bu sefer de çocuklarınızın eğitim sorunlarıyla varsa evliliklerini görüyor,torunlarınızı karışmasın. En iyisi siz kendinizi yolculuğunuzun hangi durağındasınız?Belki de o kadar hızlı yaşıyorsunuz ki durakların farkında bile yaşayacaklarınız mı aklınızı meşgul eder,geçmiş mi?Yoksa güne uyanlardan mısınız? Çok sevdiğiniz yakınınızla daha yapacağınız işleriniz var,sık sık da konuşur dertleşirsiniz gün ve aniden ölüm haberi hiç aklınıza gelmemişti son ayrıldığınızda bir daha morgda ve gri koridorda yürürken korku ve şok her yanınızı kafanızı uzatıp baktığınızda uzun beyaz mermerin üstünde tüm heybetiyle yattığını eli tutmaz,gören gözü görmez olmuş,senin burada ne işin var kalk daha bir sürü işimiz var deseniz ne fayda;ses yok cevap yok. Eşi,çocukları,dostları perişan ani gidişine kimse verilene kadar hep toprağa veriyorsunuz ellerinizle yüzleşmeniz nasıl olurdu?Toprak dost mu olur düşman mı size,yoksa yine yapmanız gereken bir ton iş aklınıza gelir şu işi de bitirelim hele mi dersiniz? Son sözü söylemek her zaman zor gelir bana. Allah can varlığımızı bedenimizden ayırırken bize ölümü güzel göstersin ve yaşam yolculuğumuzun yükünü huzur içinde üzerimizden Her lambanın gazyağı bir gün biter... Gençlere Öğütler Yukarı Fuat Başgil -Çalış,daima çalış,fakat hırsı hırs,verimli çalışmanın,sağlık ve saadetin düşmanıdır. -Muvaffakiyetlerinle mağrur ki gurur,gelecekteki muvaffakiyetlerinin en büyük düşmanıdır. -Kimsenin cahilliğini yüzüne ki insanları en çok kızdıran ve gücendiren,cahilliklerinin yüzlerine vurulmasıdır. -Çok ve özlü ve tesir çok sözde değil,yerinde ve özlü sözdedir. -Dikkat etSözlerin ve yazıların kısa,açık ve manalı olsun. -Alçak gönüllü insan,meyve ağacına dalının yere eğilmesi meyvesinin çokluğundandır. -Herkesin imrendiği pırlanta gibi kıymet sahibi kalmazsın. -Bir işe başladığın bir dersi öğrenmeye,bir kitabı okumaya koyulduğun zaman telaş edip ve metin al,fakat acele çalış ve öğren. -Verimli çalışmayı sakın iş üzerinde geçirdiğin zamanla ölçüp de,eh bugün şu kadar saat çalıştım yetişir neticesinde ve öğrendiğine bak. -Boşuna iddia ve inat ara ve sevgisi,insan için,sevgilerin yükseğidir. -Kendine yapılmasını istemediğin bir muameleyi başkasına ki başkası da sana karşı aynı şekilde hareket etmesin. Verimli Ders Çalışma Metodları Yukarı 1-Şekilleri diziniz-terimleri şekil çalışma birden fazla duyu organlarınızın çalışmasını gerektirdiğinden anlamanızı kolaylaştırır. 2-Not alma ve kaynaklarından bilgi toplamayı kalmasını istediğinizi not ediniz,sözlük kullanınız. 3-Verimli en uygununu hazırlık okunacağını bilerek okuyunuz. 4-Hatırda tutmayı niçinleri üzerinde fazla yeni düşünceleri canlandırmaya gibi açıklanması gereken konuları satırbaşından itibaren eseri,nutuk gibi konuları bütünüyle uyanık kelimeleri aralıklarla tekrarlayınız. 5-Çalışmayı dinlenme eşliğinde sırasında kısa süreli dinlenmelere yer halinde çalışırken birbirinizi kırmayacak şekilde esprilere yer veriniz. 6-Öğretmeni ve öğretmenin dersini insanda haz halinde bulunan insanlar daha kolay amaç edininiz. 7-Zamanı iyi zamanı yaşamanız mümkün için her anınızı iyi değerlendiriniz. 8-Sınavlara hazırlıklı sizin başarınızı değerlendirme not alırsanız başarı zevkini tadar,mutlu olursunuz. 9-Verimli çalışma alışkanlıkları Belirli bir çalışma zamanınız ve ilgi dağıtıcı şartlara aldırış etmeden alarak önceden gözden gününe çalışınız."Bir yazmak on okumaya bedeldir" ve "En silik mürekkep en keskin zekadan daha güçlüdür" sözlerini unutmayınız. Beynin Sırları Yukarı Bu yazı Zafer Dergisinden alınmıştır. Sefa Saygılı Beyin hayatımızın en büyük, en önemli organı ve benliğimizin merkezidir. Kâinattaki en gelişmiş ve mükemmel yapı olan beyin, bütün hareketlerimizde, düşüncelerimizde, duygularımızda her zaman devrededir. Beynimiz olmasaydı, göremeyecek, hatırlamayacak, iletişim kuramayacak, hissedemeyecek, uyuyamayacak, vücut sıcaklığımızı bile tutamayacaktık. İnsan beyni kıvrımlıdır. Yaklaşık 2200 cm2 olan beyin yüzeyinin ancak üçte biri serbest yüzeyde, üçte ikisi ise, kıvrımların derinliklerindedir. Bu sebeple beyin yüzeyi kıvrım kıvrımdır. Bu sayede insan araç kullanır, ince işleri yapmak üzere baş parmak ve parmak kullanır, dil ve matematik sembollerle haberleşmeyi gerçekleştirir, zevk ve isteklerini, yani doyumlarını geçici de olsa bastırmayı mümkün kılar. Bu şaşırtıcı özellikler beyinde bulunan 100 milyar civarındaki sinir hücresinin nöron ve bu hücreler arasındaki hemen hemen sonsuz sayılabilecek iletişim ağının sonucudur. Beynin bunca fonksiyona sahip olması ancak bu iletişim ağının gelişmiş olması ile mümkündür. Nöron Bağlantısı Nöronlarla vücudun diğer hücreler arasındaki temel fark, her bir nöronun diğer bir nöronla büyük uzaklıklar boyunca hızlı ve doğrudan bağlantı kurabilmesidir. Tek bir nöron, verilerini yüzlerce veya binerce diğer nöronlardan alır. Gelen mesajlar ketleyici veya uyarıcı olabilir. Nöronların görevi, bu sinyalleri düzenlemektir. Nöronlar sürekli olarak bir oy sayımı yaparlar. Bununla birlikte beyin bir bilgisayar ve aksonlar da tel değildir. Bir sinyali sinopsa ani bir elektrik akımıyla değil bir başka yöntemle iletirler; bu, hayret veren bir kimya yoludur. Yaprakların güneş ışığına doğru uzanması gibi, bir nöronun lifleri dendrite doğru aksonu araştırırken dışarı doğru büyür ve bağlantı kökleri gibi aksonlar da dışarı verdikleri enerjiyi almaya uygun nöronlarla bağlanana kadar ortalıkta el yordamıyla dolaşırlar. Nöronlar doğru “adresi” bulmada ve doğru tertibatla bağlantıya girmede inanılmaz şekilde kusursuz hareket ederler. Bilgi, akson boyunca aşağıya sinapsa, bir diğer nöronla özelleşmiş bağlantı noktasına aktarılır. Sinapslar yoluyla herbir nöron, yüzlerce nörondan bilgi alabilir. Kafatası Zırh Gibi Beyin dar bir rafa sıkıştırılmış, tepilmiş bir yorgan gibi durur. Parçalı kafatasının içinde bütün boşlukları en ekonomik şekilde dolduracak tarzda yerleşmiştir. 100 milyar hücreden oluşan kilogramlık kütle, bu şekilde dar bir mekana sığar. Üstelik beyin en erken teşekkül eden organlardan biridir ve döllenmeden üç hafta sonra ana karnında maya tutmuş haldedir. Oluşum devresinde her saniyede tam 250 bin sinir hücresi teşekkül eder ve neredeyse sonsuz olan bağlantılar kuruldukça dış dünyadan bilgi içeriye girmeye başlar; dış dünyadan içeri girmeye başladıkça da muhtemelen bağlantılar daha hızlı kurulmaya devam eder. Böylelikle beyindeki 100 milyar nöron, hayret verici ve karmaşık yollarla birbirleriyle etkileşerek, görmeyi, hareket etmeyi, öğrenmeyi, hafızaya almayı ve düşünmeyi mümkün kılar. 100 milyar nöronun herbirinin ortalama 10 bin başka nöronla bağlantı içinde olduğu düşünülürse yaklaşık 100 katrilyon bağlantıya sahip, karmaşık bir şebeke karşısındayız demektir. Yalnız, bir muzun hoş kokusunu, limonun keskin kokusundan ayırmak için altı milyon beyin hücresinin harekete geçmesi gerekir. Beyindeki nöron sayısı da ilginç özellikler taşır. İstenildiğinde yeni nöronlar oluşturulamadığından vücutta gereken fazla nöron mevcuttur. Daha sonra onlar, fazla büyümüş bir ormanı seyreltmek gibi budanır. Vücutta, ihtiyacın yaklaşık iki katı nöron vardır. Üstelik, bilim adamlarının tahminine göre nöron sayısı, ile galaksimizdeki yıldız sayısı arasında bir eşitlikte mevcuttur. Nöronların fonksiyon sahaları da şaşırtıcı özellikler taşır. Nöronlar doğar, daha sonra esrarlı bir şekilde belirli görevlere has sınıflanır ve sonra da bağlantılar kurarken, merkezi sinir sistemi MSS büyür ve kendisini birbirinden oldukça farklı fonksiyonlara sahip altı temel alana ayırır. Hayvan Beyni Nöronlar, hayvan beyninin de ana özelliğini oluştururlar. Meselâ bir istakozun yalnızca birkaç yüz nörondan oluşan basit bir sinir sistemine sahip olduğu düşünülürse insan beyninin 100 milyar nöronlu yapısı akıllara durgunluk verir. Buna rağmen meselâ bir solucanın beyni basit sayılabilir mi? Çağımızın ünlü bilim adamı Stephan Hawking “Aslında hiçbir bilgisayar bir solucandan daha zeki değil.” demektedir. Yine “kuş beyni” der geçeriz. Halbuki “Baştankara” cinsi kuş, kışın soğuğuna dayanabilmek için fındık fıstık toplamak ve zamanı geldiğinde de yumurtalarını tam olarak nereye gömdüğünü hatırlamak zorundadır1. Bu kadar mükemmel beyine sahip olan insan bile anahtarını, gözlüğünü, cüzdanını nereye koyduğunu bazen unutabildiğini biliyoruz. Gövdeleri uçmalarına imkân vermek için olabildiğince küçük ve hafif olan Baştankaranın beyni de oldukça küçük ve bunun sonucu olarak da basit olmak zorundadır. Baştankara için mesele, bu ihtiyaç dahilinde beyinlerine daha fazla nöron eklenmesiyle çözümlenmiştir. Kuş beyninin hipokampüs denilen bölümü-beynin hafıza depolamak ve uzak zamana ait öğrenmeyi gerçekleştirmek için önemli olan bölümdür -her Ekimde şişer. Geçen yılın hafızasına ait eski nöronlar ölür ve yeni nöronlar doğar. Bu, karalamalarla dolu eski not defterinin atılıp yeni yılın notlarını yazmak için yeni bir not defteri alınmasına benzer. Diğer hayvan türleri ve insan beyninin yeni nöron üretemediği göz önüne alınırsa bu gerçekten şaşırtıcı bir özelliktir. Darwin’in itirafı Beyin, gerçekten müthiş karmaşık ve hayranlık veren esrarengiz bir organımızdır. Beynin gördüğü fonksiyonları yapan bir bilgisayar üretilmeye kalksa, herhalde yerküremizin birkaç katı büyüklüğünde olması gerekecekti. Peki, böylesine mükemmel bir organ evrimcilerin iddia ettiği gibi tek hücreli canlıdan tesadüfen meydana gelebilir mi? Soruyu Darwin cevaplasın2 “Tanrının varlığı hakkında hislere değil akla bağlı bir başka nokta da, çok önemli bir konu olarak beni etkiliyor. Bu muazzam ve harikulade kâinatı, çok geriye ve çok ileriye bakabilme kabiliyeti bulunan insan da dahil olmak üzere, kör tesadüf veya zaruretin eseri olarak görmek çok güç, hatta imkânsızdır. Böyle düşününce bir dereceye kadar insanınkine benzeyen zihin sahibi bir ilk sebep aramak zorunda kalıyorum; bu bakımdan ateist sayılamam. Hatırladığıma göre, Türlerin Kökeni’ni yazdığım zaman bu inanç bende çok kuvvetliydi. O tarihten beri yavaş yavaş ve birçok dalgalanmalarla zayıfladı. Ama bu yeni şekilde de şu şüphe ortaya çıkıyor Fakat, benim tamamiyle inandığıma göre, en aşağı hayvanlarınki kadar basit bir zihinden çıkmış olan bir akla, böyle büyük bir sonuç çıkardığı zaman, güvenilebilir mi? Böyle karmaşık meselelere en ufak bir ışık tuttuğumu dahi iddia edemem. Herşeyin başlangıcındaki sır, bizim için çözülemez bir halde duruyor.” KAYNAKLAR 1. Beyin ve İlâç, Scott Veggeberg Sarmal Yayınları, 1999 2. Dünyayı Değiştiren Kitaplar, Robert B. Downs. Ötüken Yayınları, 1998 Başarı İle İlgili Sözler Yukarı *"Gönlüne arzu,ideal tohumu ekmeyen;taş,toprak gibi ayak altında ezilir."Muhammed İkbal *"Uzak mesafelere ulaşmak,yakın mesafeleri aşmakla mümkündür." İmam Gazali "Zorluklar başarının değerini arttıran süslerdir." Moliere "Önemli olan yere düşüp düşmemen değil, tekrar ayağa kalkıp kalkamamandır."Vince Lombardini "Başarı merdivenini elleriniz cebinizde tırmanamazsınız." "Size başarının değil, ama başarısızlığın formülünü verebilirim Herkese hoş görünmeye çalışın." Bill Cosby "Pırıl pırıl gökkuşağını görmek için önce yağmuru yaşamak gerekir." Fransız Atasözü "Öğrenmek, zaten bildiğini fark etmektir. Yapmak, onu bildiğini göstermektir." Richard Bach Çocuk Eğitiminde Temel Kurallar Yukarı Mustafa Topaloğlu *Eğitim,doğruları söylemek değil,doğruları yapmaktır. *Çocuklar öğütten daha çok,iyi örneğe ihtiyaç duyarlar. *Çocuklara "ne" düşünecekleri değil,"nasıl"düşünecekleri öğretilmelidir. *Çocuklarımızı "kişilik sahibi" yapabilmek için düşündüklerini,isteklerini ve inandıklarını keşfetmelerine izin verin. *Çocuğunuza vereceğiniz en değerli hediye, "ilgi ve zamanınızdır." *Çocuk,anne babanın görülen bir çok özelliğini aldığı gibi,gözle görülmeyen özelliklerini de alır. *Çocukların büyüme hormonu,gece uykuda iken nedenle geç yatan çocuklar sağlıksız kadar çocuklar kışın en geç yatmalıdır. *Çocuklarınızla duygu ve ihtiyaçları hakkında konuşun. *Çocuklarınızı,tüm duygularınızla dinleyin ve onlara değer verdiğinizi "beden dilinizle" onlara hissettirin. *Çocuğunuzun duygu ve düşünceleri hakkında karşılıklı konuşun. *Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine göre,uygun görev ve sorumluluklar verin. *Hangi yaşta olurlarsa olsun,çocuğunuzla oynama ve onun heyecanına katılma fırsatını kaçırmayın. *Çocuğunuzun her yaşta anlattığını,sıkıntıdan patlasanız bile dinleyin. *Çocuğunuzun anlattıklarını dinlemiyorsanız,bir süre sonra onun da sizi dinlemediğini görürsünüz. *Çocuğunuzu dinlerken,mutlaka yüzüne bakın ve onunla "göz ilişkisi"içinde olun. *Çocuğunuza "ne" söylediğinizden çok daha önemli olan,"nasıl" söylediğinizdir. *Çocuğunuzun problemlerini kendi kendine çözmesine fırsat vakit devreye girin. *Çocuğunuzu başkasının çocuğuyla karıştırmayın. *Çocuğunuzun yanlışlarını değil doğrularını yakalayın. *Dengeli takdir edilen ve övülen çocuklar,anne-babalarını ve arkadaşlarını da takdir etmeyi de öğrenirler. *Aşırı sevgi ve takdir,çocuğunuzu" şımarıklığa" yöneltir. *Çocuklarınıza ne derseniz öyle olma ihtimalini arttırırsınız."Tembel","sorumsuz","inatçı","huysuz" gibi olumsuz sıfatlar bu özellikleri geliştirir. *Sık eleştirilen çocuklar,içe kapanık ve güvensiz olurlar. *Suçlanan,her konuda kabahati bulunan çocuklar,suçlamayı ve yalan söylemeyi öğrenirler. *Kızgın olduğunuz bir sırada çocuklarınıza hayat dersi vermeye kalkmayın. *Çocuğunuza hep çocuk gibi davranırsanız,o da hep çocuk kalır. *Anne-babaların davranışları ne aşırı "baskıcı" ne de aşırı "serbest" olmamalıdır. *Anne-babalar,çocuklarına karşı davranışlarında mutlaka tutarlı olmak zorundadırlar. *Çocuğunuza hep kendi isteklerinizi söylerseniz,ergenlik çağından itibaren istemediklerinizi işitirsiniz. *Çocuklarınızın arkadaşlarına karşı çıktığınız zaman,çocuğunuzu kendinizden uzaklaştırır,onlara yaklaştırırsınız. *Çocuğunuz 14 yaşını geçtikten sonra,tatillerde işyeriniz olsa bile,başkaları yanında çalışmasına imkan hazırlayın. *Çocuğunuzun istediği mesleği seçmesine izin verin. *Korkuya dayalı disiplin yerine,sorumluluğa dayalı disiplin verin. *Çocuğunuza istemediğiniz hareketleri yasaklamadan önce,yasaklama nedeninizi mutlaka açıklayın. *Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız,o kadar çok çatışır,kızar ve disiplin sorunu yaşarsınız. *Çocuğunuzu ilgilendiren bütün konularda,kararı onunla birlikte verin. *Hangi yaşta olursa olsun,her fırsatta çocuğunuzun fikrini sorun. *Dövülen çocuklar,kavgayı,geçimsizliği ve düşmanlığı öğrenirler. *"Ceza" gelişmeye engeldir."Ödül" ise gelişmeye katkı sağlar. *Çocuklar da da herkes gibi kendilerine devamlı emir verilmesinden hoşlanmazlar. *Çocuğunuzun kendisi olmasına izin verin. *Topluma faydalı,değişik ve yenilikler yapan insanları,çocuklarınıza örnek gösterin. *Anne ve babalar çocuklarını "sevmek" her fırsatta söylemelerine gerek yoktur. Akit Gazetesi ANA SAYFA
Yılmaz Tekin Gezsem görsem dünyayı, yol yol olsa yüreğim. Elimde demir asa, sırtımda aba gömleğim...
çocuklar öğütten daha çok iyi örneğe ihtiyaç duyarlar