Gerçekaydın olmanın sırrı öğrenmeyi “ben biliyorum” diyerek durdurmamaktır ana fikriyle devamlı çalışan, araştıran, okuyan, kendini çok yönlü olarak geliştiren, düşünen, çözen, problemlerin parçası değil, çözümlerin parçası olabilmek için özen gösterip, projeler üretme yeteneğini geliştirenlerden.
Varlıktansıyrılıp hiçliğe yol almak takvanın içerisinde takvanın takvasıdır. Unutma ki Tövbenin dahi halleri vardır. 1. Yapılan günahlara tövbe 2. Cenabı Hakkı hakkıyla şükredenemenin tövbesi. 3. Hal de vardır ki ne verilse yada verilmese günah ne sevap adamın umrunda olmaz.
10000'in üzerinde Kutsal Kitap okuma planı: bir yıl ve kronolojik, konusal planlar, kadınlar, çocuklar, gençler, erkekler için günlük dualar ve daha fazlası dahil.
Dahasonralar isə bu kilsə ilə digər müqəddəslərin - Müqəddəs Böyük Levin, La Sapienza Universitetinin rektorları olmuş konsistoriya hüquqşünaslarının himayədarı və ilahi xilaskarı Müqəddəs İvo, eləcə də təqdisetmə mərasimi münasibətilə kilsəyə təqdim olunmuş məzlum Müqəddəs Aleksandr adı ilə
Feritleyiz(@feritleyim) adlı kişiden TikTok videosu: "Takip edip. Beğeni yağdırmanın zamanı gelmedimi. Gençler 😂şexo sıkılıyor artık bu hayattan 😁🌸🎉🌺 📍batman". orijinal ses.
Etkili Bir Duanın Unsurları. Öncelikle duaya besmele çekerek başlamak ve Allah’a hamd getirip Peygambere de salat ve selam edilmelidir. Dua öncesinde Müslüman ruhen ve bedenen hazır olmalıdır. Eğer mümkün ise abdest alarak kıbleye dönmesi daha makbuldür. Dua edilmeden önce muhakkak tövbe ve istiğfar edilmesi gerekir.
OoxP. Tövbe kapısı her zaman açık mıdır, bir sınırı var mı?Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Güneş batıdan doğmadan önce kim tövbe ederse, Allah onun tövbesini kabul eder.” Müslim, Zikir 43 HADİSİN AÇIKLAMASI Güneşin batıdan doğması, kıyametin büyük alâmetlerinden biridir. Gök cisimleri, kâinât yaratılalıberi belli bir düzen içinde seyrine devam etmektedir. Çünkü kendilerini yaratan ilâhî kudret, onları böyle programlamıştır. Kâinâtın sahibi dünya hayatına son vermek istediği zaman, yarattığı bu hassas düzeni bozacaktır. İşte o zaman güneş batıdan doğacak, bunu gören insanlar dünyanın sonu geldiğini kesin olarak anlayacaklardır. Güneşin batıdan doğduğunu gören kâfirlerin gerçeği anlayarak imân etmeye kalkmaları onlara bir fayda vermeyecektir. Bu gerçeği âyet-i kerîme şöyle ifade etmektedir “Rabbinin bazı alâmetleri geldiği gün, önceden inanmayan veya imanıyla bir hayır kazanmayan kimseye, artık imânı fayda vermez.” [Enâm Sûresi 6, 158] Kıyamet alâmetleri belirdiği zaman imân etmek fayda vermediği gibi, korkunç gerçeği artık iyice anlayan günahkâr mü’minlerin yaptıklarına pişman olarak tövbe ve istiğfâr etmeye kalkmaları da bir fayda getirmez. Demek ki önemli olan, her şeyi zamanında yapmaktır. Bir gün kıyametin kopacağını, âhiret hayatının başlayacağını ve insanların dünyada yaptıklarından dolayı orada hesaba çekileceklerini daha hayat devam ederken anlamalı, kötü davranışlarını bırakmalı ve kendisine çekidüzen vermelidir. İnsanı tövbe etmenin gereğine inandıran hususlardan biri günaha bakış tarzıdır. İyi bir kul günaha sempati duymaz. Onun çirkin bir davranış olduğunu kabul eder. Günah işlemeye devam etmenin Allah’a saygısızlık olduğunu düşünür. Günahından dolayı üzülür, vicdan azabı çeker. Bu konuda büyük sahâbî Abdullah İbni Mesut’un çok güzel bir sözü vardır. Der ki “Mü’min kimse günahlarını hayalinde öylesine büyütür ki, sanki kendisi bir dağın eteğinde oturuyormuş da dağ üzerine çökecekmiş zanneder. Günaha düşkün kimse ise günahlarını, burnunun üstüne konan bir sinek gibi görür.” Buhârî, Daavât 4 HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ 1. İnsan her fırsatta tövbe etmeli, Cenâb-ı Hakk’ın kendisine lutfettiği “hatayı düzeltme yeteneği”ni göstermelidir. 2. Allah Teâlâ kulunun tövbesini kıyamet kopana kadar kabul eder. Kaynak Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları İslam ve İhsan
Tövbe; kulun işlediği bir günahtan pişmanlık duyup, bir daha işlemeyeceğine dair yüce Yaratıcıya söz vermesi ve O’ndan af dilemesidir. Af dileme isteği, kulun hatalarından dolayı vicdanında duyduğu rahatsızlıktan ortaya çıkar. Günahlar, Allah’ın rızası ile kul arasında bir perdedir. Bu perdenin ortadan kalkması, kişinin yapacağı tövbeye bağlıdır. Sevgili Peygamberimiz, kulların günah işleme ve tevbe etmeleriyle ilgili şöyle buyurmuştur. “Her insan günah işleyebilir. Günah işleyenlerin en hayırlıları ise tövbe edenlerdir İbn Mâce, Zühd, 30 Tövbe, bütün müminlere emir ve tavsiye edilen bir görevdir. Çünkü kullar, Allah’ın kendilerini mükellef kıldığı her hususu, ne kadar gayret etseler de gereği gibi yerine getiremeyip zaman zaman hata yapabilirler. Bunun için yüce Rabbimiz “Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz’’ Nûr, 24/31 buyurmuştur. Tövbenin Allah katında makbul olması için; içten gelerek, tam bir ihlâsla yapılması gerekir. Bu da kalp ile pişman olup bu pişmanlıktan dönmemek, dil ile istiğfar etmek, fiilen de günahı terk etmekle mümkün olur. Bunun yanında, kul ve kamu hakkı içeren konularda tövbenin kabul edilebilmesi için öncelikle hak sahiplerinin hakkını vermek ya da onlarla helâlleşmek gerekir. İşte böyle bir tevbe Kur’ân’da içtenlikle yapılan tevbe olarak ifade edilmiş ve şöyle buyrulmuştur “Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin…” Tahrîm, 66/8 Mümin, günahının bağışlanması için Allah’a istediği sözlerle yalvarabilir. Günahlarının affının Allah’tan talebini ifade eden şu dualar da ihlasla okunabilir. * Sahabeden İbn Ebi’l-Evfâ, Peygamberimizin şöyle dua ettiğini bildirmiştir Okunuşu “Allâhümme tahhirnî mine’z-zünûbi bis-selci ve’l-beradi ve’l-mâi. Allâhümme tahhirnî mine’z-zünûbi kemâ yütahharu’s-sevbü mine’d-denesi.” Anlamı “Allah’ım! Beni günahlarımdan kar, buz ve soğuk su ile temizle. Allah’ım! Beni günahlarımdan elbisenin kirlerden temizlendiği gibi temizle” İbn Hibbân, Ed’ıye, No 955 * Sahabeden Abdullah İbn Mesûd, Peygamberimizin şu duayı üç defa okuyan kimsenin günahlarının bağışlanacağını söylediğini bildirmiştir Okunuşu “Esteğfirullâhellezî lâ ilâhe illâ hüve’l- hayyü’l-kayyûmü ve etûbü ileyhi.” Anlamı “Ulu Allah’tan bağışlanmamı dilerim ki O’ndan başka ilâh yoktur. O, diridir ve kayyumdur. O’na tövbe ederim.” Hâkim, Dua, I, 511 İnsan, yaptığı her günahtan dolayı Allah’a tevbe etmelidir. İşlenen günah sadece Allah’a karşı olup kul hakkını ilgilendirmiyorsa, bundan tevbe etmenin üç şartı vardır 1-Günahı yaptığına pişman olmak. 2-Günahı derhal terketmek. 3-Bir daha yapmamaya azimli olmak. Şayet bu üç şarttan biri eksik ise, tevbe edilmiş olmaz. İşlenen günah kul hakkını ilgilendiriyorsa, ondan tevbe etmenin dört şartı vardır; üçü yukarıda sayılan şartlardır. Dördüncüsü de kul hakkından arınıp kurtulmaktır. * * * O halde tövbe nasıl yapacağız? Tövbe ve İstiğfar Duası’nı sizler için aşağıya çıkarıyoruz. “Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm ellezî lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûmü ve etûbü ileyhi tevbete abdin zâlimin li-nefsihî lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. Ve es-elühü’t-tevbete ve’l-mağfirete ve’l-hidâyete lenâ innehû hüve’t-tevvâbü’r-rahîm “Ya rabbi! Bu ana gelinceye kadar benim elimden, dilimden, gözümden, kulağımdan, ayağımdan ve elimden bilerek veya bilmeyerek meydana gelen bütün günah ve hatalarıma tevbe ettim, pişman oldum. Küfür, şirk, isyan, günah ve kusur her ne türlü hâl vaki oldu ise, cümlesine tevbe ettim, pişmanlık duydum. Bir daha yapmamaya azm ü cezm ü kast ettim. Sen bu tevbemi kabul eyle. Nefsime uyup, şeytana tabi olup da aynı günah ve kusurları bir daha tekrar etmeme imkan verme, yâ Rabbi. Bir daha iman ve ikrar ediyorum ki, Peygamberlerin evveli Âdem Aleyhisselâm, ahiri ise Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm, bu ikisi arasında her ne kadar peygamber gelip geçtiyse, Bunların cümlesine inandım, iman ettim, hepsi de haktır ve gerçektir. Bütün peygamberlere, onlara gönderilmiş olan İlâhi kitaplara ve içindeki emirlere şeksiz ve şüphesiz iman ettim, dilimle ikrar, kalbimle tasdik ediyorum ve yine iman ve ikrar ediyorum ki en son kitap Kur’ân-ı Azimüşşân ve en son Peygamber de Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm’dır.” Amentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve Rusulihi ve’l-yevmi’l-âhiri ve bi’l-kaderi hayrihî ve şerrihî minellâhi teâlâ ve’l-bâsü bade’l-mevt. Hakkun eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh. * * * * Sahabeden Ebû Bekir Peygamberimiz e; Bana bir dua öğret de onu namazımda okuyayım deyince; Efendimiz, şöyle dua etmesini buyurmuştur Okunuşu “Allâhümme innî zalemtü nefsî zulmen kesîran ve lâ yağfirü’z-zünûbe illâ ente, fağfirlî mağfiraten min ındike, verhamnî inneke ente’l-ğafûru’r-rahim.” Anlamı “Allah’ım! Ben gerçekten nefsime çok zulmettim. Günahları ancak sen bağışlarsın. Beni katından bir mağfiret ile bağışla, bana merhamet et. Şüphesiz sen çok bağışlayansın, çok merhametli olansın.” Buhârî, Ezan 149, De’avât 17, Tevhîd, 9; Müslim, Zikir ve Dua, 48 * Sahabeden Ebû Mûsâ el-Eşarî diyor ki; Resûlullah şöyle dua ederlerdi Okunuşu “Allâhümme’ğfırlî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî emrî ve mâ ente a’lemü bihî minnî. Allâhümme’ğfirlî ciddî ve hezlî ve hataî ve amdî ve küllü zâlike indî. Allâhümme’ğfirlî mâ kaddemtü vemâ ahhartü, vemâ esrartü, vemâ a’lentü, vemâ ente a’lemü bihî minnî, ente’l- mukaddimü ve ente’l-muahhiru ve ente alâ külli şey’in kadîr.” Anlamı “Allah ’ım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla! Allah’ım! Ciddî ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve bilerek işlediğim günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf ederim. Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım, gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senin gücün her şeye yeter. ” Buhârî, De’avât, 60; Müslim, Zikir ve Dua, 70
Günahlardan Tövbe Etmek İçin Dua Tevbe, istiğfar duâlarının manası, yaptığımız bütün günahlara pişmanlık duyduğumuzu ifade etmemiz, bundan sonraki hayatımızda bir daha böyle günah ve kusurları işlemeyeceğimize Rabbimize söz vermemizdir. Günah ve kusurlarına pişmanlık duyup, üzüntü ve elem hisseden mü'min, önce şu istiğfar duâsını huşû ve hudû ile okur "Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe'l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûmü ve etûbü ileyhi, tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. Ve es-elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidâyete lenâ, innehû, hüve't-tevvâbü'r-rahîm." "Yâ Settere'l uyûb, Yâ gaffare'z-zünûb! Bu ana gelinceye kadar benim elimden, dilimden, gözümden, kulağımdan, ayağımdan ve elimden bilerek veya bilmeyerek meydana gelen bütün günah ve hatalarıma tevbe ettim, pişman oldum. Küfür, şirk, isyan, günah ve kusur her ne türlü hâl vaki oldu ise, cümlesine nadim oldum, pişmanlık duydum. Bir daha yapmamaya azm ü cezm ü kast ettim. Sen bu tevbemi kabul eyle. Nefsime uyup, şeytana tabi olup da aynı günah ve kusurları bir daha tekrar etmeme imkan verme, yâ Rabbi. Bir daha iman ve ikrar ediyorum ki, Peygamberlerin evveli Âdem Aleyhisselâm, ahiri ise Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm, bu ikisi arasında sayılarını bilemeyeceğim kadar çok Peygamber gelmiş, İlâhi kitapları tebliğ etmişlerdir. Bunların cümlesine inandım, iman ettim, hepsi de haktır ve gerçektir. Bütün peygamberlere, onlara gönderilmiş olan İlâhi kitaplara ve içindeki emirlere şeksiz ve şüphesiz iman ettim, dilimle ikrar, kalbimle tasdik ediyorum ve yine iman ve ikrar ediyorum ki en son kitap Kur'ân-ı Azimüşşân ve en son Peygamber de Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm'dır." "Amentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve Rusulihi ve'l-yevmi'l-âhiri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihî minellâhi teâlâ ve'l-bâsü bade'l-mevt. Hakkun, eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh."
daha gelmedimi tövbe zamanı ilahi