KURANCEP Uygulaması: Cebinize Yükleyin.http://www.KURAN.gen.tr / http://www.TheHolyQuran.org Facebook: https://www.facebook.com/K
24Temmuz 2022 - 25 Zi'l-Hicce 1443 Süleymaniye Vakfı Meali Şaban Piriş Meali Ümit Şimşek Meali Yaşar Nuri Öztürk Meali Eski Anadolu Türkçesi
409entry daha. yaşar nuri öztürk, belli bir kesime göre, kur'an'i dilimizde en iyi açıklayan din alimidir. kendisi de "gerçek dini arayanlara" hitab ettiğini belirten yazılar kaleme almakta islamın
YaşarNuri Öztürk İstanbul, 1994 A LAK SURESİ (1/96. sure) S- A lla h ’ın k ita b ı o la n K u r'a n ’m in s a n lığ a g e t ir d iğ i
Kuran-ı Kerim ve Türkçe Meali (Metinli Büyük Boy) (Ciltli) Yaşar Nuri Öztürk. Yeni Boyut Yayınları. 59,50TL 85,00TL. % 30.
Dijitalleşmeve gerçek hayattan kopuş; Hindistan / 11:57 Hindistan'da son 24 saatte şiddetli yağışlar ve yıldırım düşmesi nedeniyle 36 kişi öldü; Haber / 11:00 Kraliçe II. Elizabeth
0D31dH. Yaşar Nuri Öztürk kansere yenik düşüp öldü. Peki kimdir Yaşar Nuri Öztürk, kaç evlilik yaptı eşleri kimlerdi, son karısından nasıl boşandı. Nişanlısı Nazlı Kanaat ve kızı hakkında bilgiler. Abone ol Mide kanseri olan Yaşar Nuri Öztürk son nefesini verdi. Peki kimdir Yaşar Nuri Öztürk'ün uzatmalı nişanlısı Nazlı Kanaat niye ortalarda yok? Ünlü ilahiyatçı kaç kere evlenip boşandı ilk eşi ve kızı Saniye Öztürk kimdir? Yaşar Nuri Öztürk iki evlilik yaptı. İlk evliliğinden hiç söz etmezken kızı Saniye Öztürk bu evlilikten. Ünlü ilahiyatçı ikinci evliliğini de Canan Öztürk ile yaptı. Karısı Canan Öztürk'ten 2009 yılında boşandı. Bu boşanma o dönem hayli kirli olmuştu. Canan Öztürk 18 yıllık evliliği bitirirken Yaşar Nuri Öztürk hakkında deprem etkisi yaratan bir aldatma iddiasında bulunmuştu. CANAN ÖZTÜRK EVDE BASTIM Canan Öztürk Yaşar Nuri Öztürk'ü danışmanı danışmanı Şahane Sultan Müftüoğlu ile uygunsuz halde bastığını öne sürüp şunları söylemişti; -24 Kasım'da oğlum ABD'ye dönüyordu, onu havaalanında uğurladık. Ben de Ankara'ya gittim. Eşim aradı "Hakan'ı uğurladın mı?" dedi. "Evet, ben eve gidiyorum," dedim. O benim İstanbul'daki eve gittiğimi sandı. Halbuki ben Ankara'ya gittim. Oğlum ve Nusret Sevenoğlu bana, "Lütfen anahtarınızı kullanmayın, çok farklı bir şeyle karşılaşabilirsiniz. Siz zili çalın, girin," dedi. Ben de dediklerini tuttum. Eşime telefon edip, "Ben geldim, kapıyı aç lütfen," dedim. Kapı maalesef 10 dakika sonra açıldı. Eşimin kıyafeti düzgün değildi. O sırada banyodan kilit sesi geldi. Banyoya gidip, "Çıkın dışarıya," dedim. Bu hanım, saçı başı ıslak, üstünde göğüs dekoltesi açık çıktı. İçinde hiçbir çamaşır olmadığını gördüm. Altında bir tayt ve ayakları çıplaktı. İtiştik, kendisini evden dışarıya çıkardım. Yatak odasına koştum, ortalık karışmış. Eşimin başucunda Carmen pozu dediği, sırtı açık, daha küçük yaşlarına ait bir resim duruyordu. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK İLK EŞİ VE ÇOCUKLARI Yaşar Nuri Öztürk iki kez evlenip boşandı. İlk evliliğinde Saniye Öztürk isminde bir kızı var. Olaylı bitin ikinci evliliğinden de bir oğlu bulunuyor. Trabzon doğumlu olan Yaşar Nuri Öztürk, Bayburtlu bir anne ile Sürmeneli bir babanın çocuğu olarak Küçükdere köyünde doğmuştur. İlk eğitimini babasından Kur'an okuyarak aldı ve dokuz yaşında hâfız oldu. On yıllık klâsik medrese eğitiminden sonra hukuk ve ilahiyat tahsilini tamamladı. Türkçe, Arapça, Farsça, İngilizce ve Fransızca dillerinde çeşitli çalışmaları bulunan Yaşar Nuri Öztürk, 1978 ve 1982'de "Türkiye Millî Kültür Vakfı" ödülünü kazandı. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK'ÜN NİŞANLISI NAZLI KANAAT KİMDİR? Yaşar Nuri Öztürk ile ikinci eşi Canan Öztürk'ün boşanma davaları 2 yıl sürdü. 2013 yılında ise Yaşar Nuri Öztürk'ten aşık oldum nişanlandım duyurusu ile yeniden gündeme geldi. Nişanlısının ismi Nazlı Kanaat'tı. Ankara radyosunda Türk Sanat müziği sanatçısıydı. NASIL TANIŞTILAR Yaşar Nuri Öztürk büyük aşkını o dönem verdiği bir röportajda şöyle anlatmıştı; -Saba’nın Tümer programı buna aracı oldu tabiri caizse. Biz “Türk sanat müziğini bugün kim defosuz okuyor?” diye konuşurken ben de Nazlı Hanım’ın önemli bir yeri olduğunu söyledim. Yoksa Nazlı Hanım’ı tanımam; evli midir, bekâr mıdır, kaç çocuğu var, bilmem. O da zarif bir insan, teşekkür etmek için beni aradı. Zaten halası “Koca adam seni övdü, aç teşekkür et” deyince aramış. Oradan başladı iş. Bekâr olduğu ortaya çıkınca tabii kancayı taktım açıkçası. Sonuç böyle oldu. ONUN İÇİN ANKARA’YA GİTTİM -Sonra ikinci, üçüncü, dördüncü telefon… Bir konuşmamızda “İstanbul’a geliyor musunuz? Müzikle ilgili sohbet edelim” dedim. “Arada geliyorum, gelirseniz konuşuruz” dedi. Ben de “Ankara’ya özel olarak bunun için gelsem ne olur?” diye sordum. “Zahmet olur ama siz bilirsiniz” deyince gittim Ankara’ya. Hayatımda ilk defa bir hanımefendiyle görüşmek üzere şehirlerarası yolculuk yaptım. -Elim ayağım dolaşmadı, lise talebesi değilim ama biraz heyecan oluyor tabii. Daha sonra o İstanbul’a geldi, bir iki kere daha görüştük. Ondan sonra aldı başını gitti... KIZI YAŞINDA MI? -Nazlı Hanım da 44 yaşında. Gazeteler “Kendinden 20 yaş küçük kadınla nişanlandı” diye yazıyor ama Nazlı 69 doğumlu. Ben 62 yaşındayım, 61 yaşında bir hanım mı bulacaktım? Bunu söyleyen aşağılık, soytarı biri. Nazlı Hanım’ın 30 ya da 25 yaşındaki bir hanımla farkı yok. Ben onda da aynı hayat coşkusunu ve aynı değerleri buluyorum. Anlaşmaya bağlı. 47 yaş âşık olmayı unutacak bir yaş değil. BİR KERE AŞIK OLDUM AMA EVLENEMEDİM -Hayatımda bir kere âşık oldum. Âşık olduğum kadınla da evlenemedim. Aşk sıkıntı getirir, bana da getirdi. Mevlana “Aşk hiçbir afetten ders almıyor” der. Siz mutlulukla aşkı yan yana koymayın. Aşk afettir. Hayatımda da hep acı ve ıstırap olmuştur. Ama yaratıcıdır da. Mutlu olmak için sevgi ve saygı aşktan önceliklidir. Bir daha aşkın afetine maruz kalmak istemem. Bir defa başıma geldi ve gitti. Kavuştunuz mu aşk bitiyor. Ben aşkın kahrını ve ıstırabını çektim ama şikâyetçi değilim. NAZLI HANIMADA AŞIK OLARAK NİŞANLANDIM -Bizim yüreğimiz büyük. O manada alıyorsanız âşığım tabii. Felsefe adamı olarak aşk denen cevher üzerinde bir felsefi değerlendirme yaptım. Bunu vatandaş Yaşar Nuri olarak alırsanız tamam, Nazlı Hanım’a da âşık olarak nişanlandım. Aşkım da devam edecek. Herkes haftada bir âşık oluyor, biz de ömrümüzde iki defa âşık olalım. BENİ KISKANIYOR -Onun beni kıskandığını biliyorum da… Benim onu kıskanacağım bir davranış içine girmez Nazlı Hanım. Çok akıllı, çok derinliği olan biri. İkimizin arasında sıkıntı olmaz. Çevrem konumum itibariyle çok hareketlidir, bu yüzden kıskanıyor olabilir. Şimdi ben evlendim diye bütün insanlar çevremden çekilecek değil ki. Gazetecisi var, seveni, takip edeni var. Beni manevi kurtarıcıları, manevi babaları olarak gördükleri için bazıları sarılır, öper... Tabii Nazlı da “Ne oluyoruz!” diyebilir. Ama Nazlı bunların üstesinden gelecek ruhta, kültürde bir insan. DÜŞÜN NASIL OLACAK? - Düğün için ne yapacağımızı henüz tespit etmedik belki teknede yapabiliriz. Nikâh şahidimiz Saba olacak. ALAMET-İ FARİKAM -O benim alamet-i farikamdır. Korkunç sürprizler yaparım. Şaşırtırım. Latifeyi çok seven biriyim. Benimle sohbet ettikten sonra insanlar tadına doymuyor. Buradan Ankara’ya gidişim bile bir sürprizdir. O buraya ekibiyle kayıt için geliyor. Buluşacağımızı konuşmamış mesela, çıkıyor kayıttan, bir bakıyor ki ben oradayım. Çıkar çıkmaz şoför açıyor kapıyı “Buyurun efendim” diyor, o da haliyle şaşırıyor. NASIL EVLENME TEKLİF ETTİ? -Ankara’dan gelmişti. Yemeğe gidecektik. Ben de bir mücevherciyle daha önceden konuştum. Bir tek yüzük ölçüsü kalmıştı. Buluştuk. Bir anda kuyumcuya soktum onu. Hemen tak tak yüzükleri yığdılar oraya, “Ne oluyoruz” deyince “Ne oluyoruz yok, birini seç” dedim. Benim yüzüğümü de getirdiler. Böyle şeyler yapmayı severim. BEN KONUŞTUM MU HİÇBİR KADIN KAYITSIZ KALAMAZ - Gençliğimizde Kız tavlama’ kitapları vardı ama bunlar hikâyedir. Böyle olmaz... Mesela öyle boylu, poslu yakışıklı bir adam değilim. Ama bu ayrı bir iştir. Bu ruhtur, konuştuğum hiçbir kadının bana kayıtsız kaldığını görmedim. İstersem sonucunu kesin alırım. Ben çok nal toplattım. Hiç şansları olmaz. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK'ÜN BOŞANDIĞI EŞİ KİMDİ ALDATMA İDDİASI Yaşar Nuri Öztürk ise mevzunun 400 bin dolar gibi bir para olduğunu söylemiş ve eşini aldatmadığını söylemişti. İddiasına göre eşi Canan Öztürk'ün ilk evliliğinden olan oğluna verdiği borcu 3 yıl sonra geri isteyince böyle bir iftiraya maruz kaldı.
Avrupa'da 'eşcinsel imam' olarak tanınan ve LGBT propagandasının öncülerinden gösterilen Mohamed Zahed'in İstanbul’da gerçekleştirilmesi planlanan konuşması gelen tepkiler üzerine iptal HABERFransa'da faaliyetlerini sürdüren ve kendini 'eşcinsel imam' olarak tanımlayan sapkın Mohamed Zahed'in Türkiye'de Brand Week İstanbul etkinliği kapsamında konferans vereceği ifade tepkilerin ardından Brand Week İstanbul etkinliğine katılması planlanan Zahed'in konuşmasının iptal edildi. Garanti Bankası'nın sponsorluğundan çekildiği etkinliğin ardından alınan bu karar sponsorların böyle bir işin arkasında bulunmak istemediğini ve gelen tepkilere karşı durmak istemedikleri olarak medya ise sapkın imamın konuşmacı listesinden çıkarılmasına, 'konuşma ve kimlik özgürlüğüne aykırı' suçlamaları ile tepki gösteriyor. Camiden, Kur’an’dan, imamdan nefret edenler kendi imamlarını’ bulmuş gibi görünüyor!
Yaşar Nuri ÖZTÜRKSosyolog-ilahiyatçı Prof. Dr. Zekeriya Beyaz'ın İslam'da örtünme ile ilgili olay kitabının son sayfaları, örtünme ile ilgili Kuran ayetlerinin yorumlarındaki saptırmaların eleştirisine ayrılmıştır. Özellikle Nur Suresi 31. Ayet üzerinde ayette kullanılan zinet süs’’ sözcüğü, bir kelime eklenerek zinet yerleri’’ şekline dönüştürülmekte ve kadının bütün vücudu bir avret’’ yani örtülmesi gereken yer ilan edilmektedir. Oysa ki, diyor Beyaz, ayette, zinet yerinden söz edilmiyor. Doğrudan doğruya ve açık bir biçimde zinetlerini’’ yani süslerini apaçık yapmasınlar la yübdine zinetehunne vücudunu tümüyle örtüye büründürmek isteyen zihniyetler ayete açık bir ekleme yaparak anlamı ve Allah'ın muradını kaydırıyorlar. Ayet, kadının süslerini teşhiri yasaklıyor ki iniş sebebi olan Hz. Aişe'nin gerdanlığı da zaten bunu gösterir. Ayetin sonundaki halhal zineti de maksadın takılar olduğuna ayrı bir kanıttır. s. 273 - 276Beyaz'ın bu tahlilinin zorunlu sonucu şu olur Nur Suresi 31. Ayetteki emir, başın örtülmesi değil, göğse takılan süs eşyalarının ulu - orta teşhirinin engellenmesidir. Bunun başa takılan bir örtüyle veya başka bir örtüyle yapılması kişinin tercihine bağlıdır. Gerçek olan şu ki, ayette başlarınızı örtüp kapatın diye bir emir tespitleri şu şekilde devam ediyor Nur 31'in dediği, Başörtülerini göğüslerinin üzerine salsınlar’’ değil, örtülerini veya başörtülerini gerdanlık zinetlerinin üzerine örtsünler’’ şeklindedir. Yani amaç, gerdanlıkların teşhirine engel olmaktır. Ayette örtülmesi emredilen yer de göğüs değil, yaka yırtmacıdır ki o yırtmaç bölgesi gerdanlığın takılma devam ediyor Ayette başörtüsü kelimesinin geçmesi başın örtülmesinin farz olduğunu söylemek için yetmez. Çünkü farzıyetten bahsetmek için delinin sübutunun varlığının kesin, manaya delaletinin de zandan uzak olması gerekir... Nur 31 başların örtülmesi için böyle bir kesinlik taşımıyor. söylediklerini fıkıh ve tefsir metodolojisi diliyle ifadeye koyarsak şunu demek gerekir Nur 31. Ayet'ten, başın örtülmesi konusunda vücup ifade eden bir emir çıkmaz. Yazar, konuyu daha da derinleştiriyor Ayette geçen hımar çoğulu Humur kadınların başlarını örttüğü örtüleri ifade için özel olarak kullanılan bir kelime değildir; herhangi bir örtüdür. Her türlü örten şeye hımar dendiği Arap dili lügatlarının ortak beyanlarıdır.’’ Savını desteklemek için değişik kaynaklardan nakiller yapan yazar şu sonuca varıyor Hımar, sadece kadınların değil, erkeklerin başlarını örten şeyi de ifade etmektedir. Kadınların başörtüsü için özel olarak kullanılan kelimeler mikna’’ ve nasif’’ kelimeleridir. s. 280-282Beyaz, Ahzab Suresi 59. Ayet'te de bir saptırma olduğunu söylüyor ve uzun açıklamalardan sonra şu sonuca varıyor Bugün kanun ve nizam egemenliği vardır. Sokaklarda kimse tanınmadığı için saldırıya uğramıyor. Cariyelik de yoktur. Hür kadın-cariye kadın ayrımı söz konusu değildir. O halde Ahzab 59'daki cilbab giyme emrinin de hikmeti teşriiyesi yaklaşık 400 sayfa yazdığı konudaki temel fikrinin, kitabının 326. sayfasındaki şu paragrafta özetlendiğini söyleyebiliriz Kuran'da bugünkü tartışılan şekliyle bir tesettür konusu mevcut değildir. Kadın ve erkeğin ayıp yerlerinin kapatılması dışında, hanımların ve erkeklerin başlarının veya başka yerlerinin şöyle veya böyle örtüleceğini hükme bağlayan açık ve net bir ayet bulunmamaktadır. Eğer böyle bir ayet vardır dersek, bu Kuran'da olan bir şeye yok demek kadar büyük bir günah olur. Biz böyle bir günaha girmeye niyetli değiliz.’’Beyaz'ın kitabı hemen her kesimde çok tartışılacağa benziyor. Niyeti Allah rızası ve insanlığın hayrı ise bu tartışmalar kendisi için ödül vesilesi olacaktır. Hatalar yapmış olsa bile. Beyaz'ın kitabı için irtibat telefonu 0 212 - 610 30 29
yâ eyyuhâ ellezîne âmenû lâ takrabû es salâte ve entum sukârâ hattâ ta'lemû mâ tekûlûne ve lâ cunuben illâ âbirî sebîlin hattâ tagtesilû ve in kuntum ev mardâ alâ seferin ev câe ehadun min-kum min el gâiti ev lâmestum en nisâe fe lem tecidû mâen fe teyemmemû saîden tayyiben fe imsehû bi vucûhi-kum ve eydî-kum inne allâhe kâne afuvven gafûran söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın Ey âmenû olanlar! Sarhoş iken, ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüp iken, yolcu olmanız hariç, gusül abdesti alıncaya kadar, namaza yaklaşmayın! Eğer hasta iseniz veya yolculukta iseniz veya sizden biriniz tuvaletten gelmişse veya kadınlara dokunmuş fakat su bulamamışsanız, o taktirde temiz toprağa teyemmüm edin, sonra onu yüzlerinize ve ellerinize mesh edin sürün. Muhakkak ki Allah, günahları affeden, mağfiret edendir.
36 - Yasin Suresi - Yaşar Nuri Öztürk Meali Bismillâhirrahmânirrahîm. 2. Yemin olsun o hikmetlerle dolu Kur'an'a ki, 3. Hiç kuşkusuz, sen, gönderilen elçilerdensin; 4. Dosdoğru bir yol üzerindesin. 5. Azîz ve Rahîm'in indirdiği üzeresin. 6. Babaları uyarılmamış, tam gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin. 7. Yemin olsun ki, onların çoğuna söz hak olmuştur, artık onlar iman etmezler. 8. Biz onların boyunlarına bukağılar geçirdik. Bukağılar çenelere dayanmıştır da bu yüzden onların kafaları yukarı kalkıktır. 9. Önlerine bir set, arkalarına da başka bir set çektik. Böylece onları kuşatıp sardık; artık onlar görmezler. 10. Sen ha uyarmışsın onları ha uyarmamışsın, fark etmez onlar için; inanmazlar. 11. Sen ancak o zikire/Kur'an'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele! 12. Biz, yalnız biz, ölüleri diriltiriz ve onların önden gönderdiklerini de eserlerini de yazarız! Zaten biz her şeyi apaçık bir kütükte ayrıntılı olarak kaydetmişizdir. 13. Onlara o kent halkını örnek ver. Hani, elçiler gelmişti oraya. 14. Hani, biz onlara iki kişi göndermiştik, onları yalanlamışlardı. Bunun üzerine biz, üçüncü bir kişiyle destek vermiştik. Şöyle demişlerdi "Biz, size gönderilen elçileriz!" 15. Kent halkı dedi ki "Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değilsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." 16. Dediler "Rabbimiz biliyor ki, biz size gönderilmiş elçileriz." 17. "Bize düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir." 18. Dediler "Sizin yüzünüzden uğursuzlukla karşılaştık/biz sizi uğursuzluk sebebi saymaktayız. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi mutlaka taşlayacağız. Ve bizden size acıklı bir azap kesinlikle dokunacaktır." 19. Dediler "Uğursuzluk kuşunuz sizinle beraberdir. Size öğüt verildi diye mi bütün bunlar? Hayır, siz savurganlığa, aşırılığa sapmış bir topluluksunuz." 20. Kentin öbür ucundan bir adam koşarak gelip şöyle dedi "Ey topluluk, bu elçilere uyun!" 21. "Sizden herhangi bir ücret istemeyenlere uyun. Onlardır doğruyu ve güzeli bulanlar." 22. "Beni yaratana ne diye kulluk etmeyecekmişim ben? Ve sizler de O'na döndürüleceksiniz." 23. "O'ndan başka tanrılar mı edineyim ben? Eğer Rahman bana bir zorluk/zarar dilerse onların şefaati benden hiçbir şeyi savamaz; beni kurtaramazlar." 24. "Bu durumda ben elbette ki açık bir sapıklığın içine düşerim." 25. "Ben, sizin Rabbinize iman ettim, artık dinleyin beni!" 26. "Gir cennete!" denildi. Dedi "Kavmim bir bilebilseydi? 27. Ki Rabbim beni affetti; beni, ikram edilenlerden kıldı." 28. Biz onun ardından kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik. 29. Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Ve bir anda sönüverdiler. 30. Yazık şu kullara! Kendilerine gelen her resulle mutlaka alay ederlerdi. 31. Görmediler mi, kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettik. Onlar artık bir daha bunlara dönmeyecekler. 32. Ancak herkes toplandığında, onlar da huzurumuzda hazır bulundurulacaklar. 33. Ölü toprak onlar için bir mucizedir. Onu dirilttik, ondan dâne çıkardık; bak işte ondan yiyorlar. 34. Onda hurmalardan, üzümlerden bahçeler oluşturduk, ondan pınarlar fışkırttık; 35. Ki onun ürününden ve ellerinin yapıp ettiğinden yesinler. Hâlâ şükretmiyorlar mı? 36. Şanı yücedir o Allah'ın ki toprağın bitirdiklerinden, onların öz benliklerinden ve nice bilmediklerinden bütün çiftleri yaratmıştır. 37. Gece de onlar için bir mucizedir. Gündüzü ondan soyup alırız da onlar karanlığa gömülüverirler. 38. Güneş, kendine özgü bir durak noktasına/bir durma zamanına doğru akıp gidiyor. Azîz, Alîm olanın takdiridir bu. 39. Ay'a gelince, biz onun için de bir takım durak noktaları/birtakım evreler belirledik. Nihayet o, eski hurma sapının eğrilmişi gibi geri döner. 40. Güneş'in Ay'a ulaşıp çatması gerekmiyor. Gecenin de gündüzü geçmesi gerekmez. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. 41. Zürriyetlerini o dopdolu gemilerde taşımamız da onlar için bir ayettir. 42. Onlar için gemilere benzer, binecekleri başka şeyler de yarattık. 43. Eğer dilersek onları boğarız. Bu durumda ne kendileri için feryat eden olur ne de kurtarılırlar. 44. Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha nimetlensinler diye kurtarılırlar. 45. Onlara, "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki, size merhamet edilebilsin!" denildiğinde, hiç aldırmazlar. 46. Çünkü Rablerinin ayetlerinden kendilerine bir ayet gelince, ondan mutlaka yüz çevirmişlerdir. 47. Onlara, "Allah'ın size lütfettiği rızıklardan dağıtın!" dendiğinde, nankörlüğe sapanlar, iman edenlere şöyle derler "Allah'ın, dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıklık içindesiniz, hepsi bu." 48. Bir de şöyle derler "Eğer doğru sözlüler iseniz, bu tehdit ne zaman?" 49. Sadece korkunç titreşimli bir sesi bekliyorlar. Onlar çekişip dururlarken, o ses kendilerini enseleyecektir. 50. O zaman ne bir tavsiyede bulunmaya güçleri yetecek ne de ailelerine dönebilecekler. 51. Sûra üfürülmüştür! Bak, işte kabirlerden, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar. 52. Şöyle diyecekler "Vay başımıza gelene! Kim kaldırdı bizi mezarımızdan? Rahman'ın vaat ettiği işte bu! Peygamberler doğru söylemişler." 53. Topu topu korkunç titreşimli bir tek ses. Ve bakmışsın, hepsi birden huzurumuzda divan durmaktadır. 54. O gün hiçbir canlıya, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Sizler, sadece yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak cezalandırılırsınız. 55. O gün cennet halkı bir uğraş içinde eğlenip ferahlamaktadır. 56. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanmışlardır. 57. Orada kendileri için meyveler var. İstedikleri her şey kendilerinin olacak. 58. Rahîm Rab'den bir de sözlü selam! 59. Ey günahkârlar! Bugün şöyle ayrılın! 60. Ey âdemoğulları! Ben size, "Şeytana kulluk etmeyin, o sizin için açık bir düşmandır!" demedim mi? 61. "Bana ibadet edin, dosdoğru yol budur!" demedim mi? 62. Yemin olsun, şeytan, içinizden birçok nesli saptırmıştı. Aklınızı hiç işletmiyor muydunuz? 63. Alın size, tehdit edildiğiniz cehennem! 64. İnkâr edip durmanız yüzünden dalın oraya bugün! 65. O gün, ağızlarını mühürleyeceğiz. Bize elleri konuşacak, ayakları da kazanmış olduklarına tanıklık edecek. 66. Dilesek, gözlerini siler, onları elbette kör ederiz. O zaman yola koyulmak isterler ama nasıl görecekler? 67. Dilesek, onları oldukları yerde hayvana çeviririz. O zaman ne ileri gitmeye güçleri yeter ne de geri dönebilirler. 68. Kimi uzun ömürlü kılarsak, onu yaratılışta gerisin geri çeviririz. Hâlâ akıllarını işletmiyorlar mı? 69. Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/layık olamaz da. Ona vahyedilen, bir öğütten ve apaçık bir Kur'an'dan başka şey değildir; 70. Diri olanı uyarsın ve gerçeği örten nankörler/inkârcılar aleyhine söz hak olsun diye indirilmiştir. 71. Görmediler mi, ellerimizin yapıp ettiklerinden, kendileri için nice hayvanlar yarattık da onlar, bu hayvanlara sahip oluyorlar. 72. O hayvanları bunlara boyun eğdirdik. Onlardan binekleri vardır ve onlardan bir kısmını da yiyorlar. 73. O hayvanlarda bunlar için birçok yararlar var, içecekler var. Hâlâ şükretmiyorlar mı? 74. Kendilerine yardım edilir ümidiyle Allah'tan başka ilahlar edindiler. 75. Oysaki, o ilahlar bunlara yardım edemezler. Tam aksine, bunlar, o ilahlara hizmet eden ordular durumundadır. 76. Artık onların sözü seni üzmesin! Biz onların sır olarak tuttuklarını da açıkladıklarını da biliyoruz. 77. Görmedi mi insan, kendisini bir spermden yarattığımızı! Bir de bize açık bir hasım kesilmiştir o. 78. Kendi yaratılışını unutmuş da bize örnek veriyor. Ve bir de şöyle diyor "Şu çürümüş kemiklere kim hayat verecek?" 79. De ki "Onlara hayata verecek olan, onları ilk kez yaratandır. O, bütün yaratılmışları/her türlü yaratmayı çok iyi bilmektedir." 80. O size, o yeşil ağaçtan bir ateş oluşturdu da siz ondan tutuşturup duruyorsunuz. 81. Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerini yaratmaya güç yetiremez mi? Elbette güç yetirir. Her şeyi bilen Alîm, sürekli yaratan Hallâk O'dur. 82. O, bir şeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söylemektir "Ol!" Artık o, oluverir.
nisa 24 yaşar nuri öztürk