Allahın nimetlerini anın ki kurtulabilesiniz." 70: Dediler ki: "Sen, yalnız Allah'a ibadet edelim de atalarımızın kulluk etmekte olduklarını terk edelim diye mi bize geldin? Eğer doğru sözlü isen hadi bize bizi tehdit ettiğini getir." 71: Hud dedi: "Rabbinizden bir azap ve gazap indi ya!
Bu durumu, tuşuna basarak komut verilen bir cihazın çalışmaya başlamasına benzetebiliriz. İpek böceği yumurtaları da bir yılın sonunda onları yaratan Allah’ın emriyle canlanırlar. Yüce Rabbimiz Kuran’da ilminin herşeyi kuşattığını şu şekilde bildirmiştir: “Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı.
İlkinsan! - Biyografi Haberleri. Adem kimdir? Hz. Adem'in yaratılışı! İlk insan! İslâmî kaynaklarda insanlığın atası olması sebebiyle ebü'l-beşer, Kur'ân-ı Kerîm'de (bk. Âl-i
KUR’AN-I MÜBİN’İN MEÂLİ(248. YAZI)Necm Süresi 62 Âyet olup Mekke'de inmiştir.Rahman Rahim Allah'ın Adıyla"CİBRİL" MELEK Mİ, VAHİY Mİ? Yahudi rivayetlerini ve Hr
Kuran'ın İnişinin Başlangıcı. Kuran ilk olarak Ramazan ayının mübarek Kadir gecesinde, Resulullah'a (s.a.a) nazil olmaya başlamıştır. "Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kuran'ın indirildiği aydır." [4] "Biz onu (Kuran'ı) mübarek bir gecede indirdik.
FECRSURESİ (I) – TOPLUMSAL ÇÜRÜMEYE TUTULAN VAHİY IŞIĞI. Bugün 8 Mart 2020. 29.derste beraberiz, hamdolsun. “Kur’an’ın Hayat Yolculuğu” dersi devam ediyor biz de Kur’an’ın yolculuğuyla beraber yolculuğa devam ediyoruz. Konumuz nüzulde 11.sure olan Fecr suresi ve tabi birinci ders bir de ikincisi olacağı gözüküyor.
MBET.
31 Ağustos 2010 082056 Kur'ân-ı Kerim'in 23 senede indirilmesinde çeşitli hikmetler vardır. Kur'ân-ı Kerim'in nâzil olduğu dönem, insanlığın olgunlaşmaya doğru ilerlediği bir dönemdir. Onun için en son ve en mükemmel Peygamber gelmişti. Onun cemaatinin yapacağı şey, o gün en ileri, en yetişkin seviyeye gelme, mükemmellik merdivenlerini son basamağına kadar kat etme, medenî milletlere muallimlik yapma işi idi. Halbuki o güne kadar onların yapageldikleri kötü ahlâk ve fena huylar ruh ve damarlarına öylesine işlemişti ki, bunları teker teker söküp atmak; ayrıca yerlerine yüksek ahlakı, güzel huyları getirip yerleştirmek ayrı ayrı işlerdi. Kur'ân bir anda bütün emirleri ile birden gelip onların karşılarına dikilseydi, altından kalkamazlardı. Günümüzden misâl verecek olursak; bir kısım sigara, içki müptelası veya sokaklarda gezme hastası, yahut kahvede oturma alışkanlığı olan kimseler düşünelim. Bunların başlarını kesseniz ve "Arkadaş kahveye gidersen öleceksin" deseniz, o yine bir takım bahaneler ileri sürerek gidecektir. Eğer bir gün kahveye gitmeyip evde kalsa, evinde bir köşeye oturacak, üf-üf edecek ve fırsat bulunca da kahvenin yolunu tutacaktır. Çünkü alışageldiği hayat şekli değişmiştir. Halbuki o, lüzumlu olmayan basit bir adetini terk etmiştir. Şimdi bir de, sigara tiryakisini ele alalım; nikotik olmuş bir adama diyİçkiden binlerce yuvanın yıkıldığı meydandadır. Yeşilay Cemiyeti her sene konferanslar vermektedir. Bu işi genişleterek ilköğretimden yüksek tahsile kadar götürmektedir. Buna karşılık acaba kaç kişi içkiyi terk etmektedir. Buyurun üniversite, bütün profesörleriyle seferber olsun, bir sene çalışsınlar acaba yirmi adama içkiyi terk ettirebilecekler mi? Şayet başarabilirlerse, bunu onlar hesabına çok büyük muvaffakiyet sayacak ve Efendimiz'in sav icraatının yanına altın yazılarla yazıp asıvereceğiz. Heyhat, o bir kere olmuştu! Dost-düşman, o sûrette ikincisini imkansız görüyor. Evet, 23 sene çok seridir; bu yüzden de, Kurân'ın yaptıkları mucizedir. İnsanlık, Efendimiz'in sav 23 senede kat ettiği mesafeyi binlerce senede kat'edememiş; kat'edemez de... Kur'an-ı Kerim bir taraftan böyle kötü huyların binlercesinin kaldırılmasını hedef almış, diğer taraftan da kaldırılan bu kötü huyların yerini Kur'anın yüksek ahlaki düsturları ile donatmak, ziynetlendirmek vazifesini hedeflemiş ve bütün bunları kimseyi örselemeden, törpülemeden, ürkütmeden, ruhlarını rencide etmeden onlara kabul ettirmiş. Ortaya attığı bir çok meseleyi o kadar çeşitli safhalardan geçirip tatbikat sahasına getirmiştir ki; bugün onların birkaçının pratik hayata hâkim olması için daha bilmem ne kadar 23 seneye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu 23 sene, süreye ihtiyaç duyulan bir kısım emir ve yasakların, o günün insanının kabullenip benimsemesi için gerekli olan bir zamandı ve belli şeylerin derece derece kaldırılması, onların yerlerine de belli şeylerin yerleştirilmesi için bu süreye ihtiyaç vardı. Meselâ, bu süre zarfında üç dört devrede içki yasaklanmış, iki devrede kız çocuklarına yapılan zulümler kaldırılmış; darma dağınık kabile hayatı, bir iki hamlede halledilmiş ve kabileler arasında birlik temin edilerek kitleler toplum hayatı şuura yükseltilmiş, böylece kendilerine bir cemiyet teşkil etme liyâkati kazandırılmıştır ki, bütün kötü huyların atılması, onların yerlerine yüksek ahlakın getirilip oturtulması gibi çok çetin icraatlarla mümkün olabilmiştir. Bundan dolayı da daha uzun zamana ve mehile ihtiyaç hasıl olmuştur. Ayrıca görüyoruz ki, bizim hayatımızda, “şu sene şartlar şöyle gitti, bundan dolayı şöyle bir sosyal denge ve düzen gerekiyor.” deyip gelecek sene şartların değişeceği hesap edilerek, plân elâstikiyeti ona göre ayarlanıyor; daha sonraki senelerin şartlarına göre, detaylardaki değişmelerin dizaynı yapılıyor derken zamanın akıcılığı ve eşyanın tabiatına uygunluk aranarak yaptığımız şeylerin sürekliliğini temine çalışıyoruz. Bunun gibi saadet devrinde de, müslümanlar tıpkı bir ağaç gibi büyüyor âheste âheste yeni şartlara adapte oluyor ve fıtrî olarak gelişiyorlardı. Müslümanlığa hergün yeni katılımlar, ısınmalar oluyor, yeni yeni fikirler, şuurlar kazanılıyor; onlara alıştırmalar yapılıyor ve derken fertler, sosyal fertler haline geliyordu. Bunlar yavaş yavaş oluyordu ama; bütün olmalar âhenk içinde birbirini takip ediyordu. İşte, bu seyr içindeki çeşitli safhalar, ebedlere kadar devam edecek olan İslâm hakikatının mikro planda, zaman boyutuna ait bütün hususiyetlerini aksettiren bir ayna oluyordu. orsunuz ki "Vücuduna zararlı olan bu sigarayı terk et. ÇünküBu, 23 senede değil de, birden bire yapılmak istenseydi, bir ölçüde o bedevî cemiyet bu işe dayanamayacak ve ölecekti. Bunu, şuna benzetebiliriz. Meselâ bir insan güneşe maruz kaldığı zaman, cildinde değişmeler olur. Soğuk memleketlere götürüldüğü zaman da bu defa ona göre bir takım küçük küçük değişmeler meydana gelir, ama katiyyen 20 mutasyon ağırlığında ciddi bir değişiklik birden olamaz. Olsa, bu türlü seri fizikî değişmelerde canlı öldüğü gibi, bunda da öyle olur. Bu tıpkı 1 bir atmosfer basınç altında duran birinin birden bire 20 bin fitlik bir irtifaya çıkması gibi bir şey olur ki, insan orada hemen ölüverir. O noktaya uçaklar dahi çıkarken, oksijen maskeleri ve sâire ile sizi ihtiyatla çıkarıyorlar. İşte böyle birden 20 bin fit irtifaa yükselmek nasıl öldürüyor; öyle de hayat anlayışı, aile anlayışı, ferd anlayışı sıfır derecede olan bir cemiyete, birden bire, Kur'ân inip aynı günde hemen "İşte hükümler ve kanunlar, tatbik edin. Bu kitaptaki hükümlerin hepsini eksiksiz yaşayın." diye karşılarına çıksaydı, o cemiyetten hiç kimse bunu kabul etmezdi. Çünkü bu, birden bire cemiyetin 20 bine fite yükselmesi demekti ki o cemiyet buna dayanamayacaktı. Öyleyse Kur'ân-ı Kerim'in, hükümlerini insanlara 23 senede getirmesi, yavaş yavaş, adım adım telkin etmesi, insan yaratılışına uygunluğun gereğidir ve insanın yapısına da en uygun olanıdır. İnsanı kâinattan ayıramayacağımıza göre, onu kâinatın içindeki hadiselerin seyrine göre ele alma mecburiyetinde olduğumuzu ve onu kâinattaki gelişmelerin dışında değerlendiremeyeceğimizi, kabullenme mecburiyetindeyiz. Kâinatta nasıl ki, bazı gelişmeler yavaş yavaş ve basamaklar şeklinde oluyor ve kanunlar o doğrultuda hareket ediyor, insanın olgunlaşma ve terakkisi de, aynı şekilde olacaktır. O ilerlemenin zembereği, esası ve prensipler mecmuası olan Kur'ân-ı Kerim de, işte bu esasa binaen 23 senede nâzil olmuştur. Allah'ın cc hikmeti bir süreyi 23 yapmış... Bu 24 de olabilirdi, 25 de. Nebiler Sultanının sav mukaddes hayatları 63 yıl olacakmış. 23 sene sonra hayatına, nübüvvetten hatime verilecekmiş, vahiy de sona erecekmiş. Ama 64 sene olurdu, vahiy de 24 seneye çıkardı. Biz de onu, aynı hikmet çerçevesi içinde kabul ederdik. senin sigara içmen yavaş yavaş intihar etmek gibidir. Sanki elindeki hançeri birdenbire değil de, yavaş yavaş sinene saplıyor ve âheste âheste intiharı tamamlamış oluyorsun." Hatta bunu bir hekime anlattırsanız, yâni doktor dese ki "Sigarada, hiçbir fayda olmadığı gibi, şöyle şöyle, zararları da var." bu adam sigarayı terk etmek için bir hayli tereddüt geçirecektir. Bırakın onu, bildiği halde doktorun kendisi de vazgeçmiyor ya... Bir de alkolik kimseyi ele alınız; adam mest olmuş, iç alemi başkalaşmış. O kadar ki, bir adım daha atsa kendinden aşağı tabakadaki mahlûklara benzeyecek. Şimdi bu kimseye birden "İçkiyi bırak" demek, "fıtratını değiştir" demek gibi olacaktır. Böylesine, insanların huy haline gelmiş ve damarlarına işlemiş âdetleri, kötü ahlakdan binlerceye çıkarınız ve sonra Kur'ân'ın inişindeki zamanın geniş tutulmasını düşününüz... Evet dikenleri kesip evvela çapa yapıyor, kötü şeyleri tahliye edip temizliyor. Sonra süslemeye başlıyor. Yani kötü huyları onların ruhlarından çıkararak, âli huyları getirip yerleştiriyor ve kısa denecek bir zamanda binlerce iş yapıyor. Buna göre biz, Kur'ân-ı Kerim'in 23 senede indirilmesini çok sür'atli buluyoruz. Bediüzzaman Hazretlerinin de dediği gibi "Haydi, yüzer feylesofu alsınlar, oraya gitsinler, yüz sene çalışsınlar! O zâtın o zamana nisbeten bir senede yaptığının yüzden birisini acaba yapabilirler mi?" İşte, hodri meydan_________________bu güzel ortamda olmak güzel inşallah düzeyli ve inancımıza yakışır fikirler ve görüşler yazılır ve çizilir dosta düşmana dinimizin inancımızın güzel ahlakını kucaklayıcılığını birleştiricliğini hep beraber gösteririz <ğind allah iddin il islemm<
Kuran toplamda 23 yılda indirilmiştir. Kur’an toplamda 114 sure ve 6236 ayet bulunmaktadır. Ayetlerin bir kısmı Mekke’de bir kısmı da Medine’de nazil olmuştur. Yüce Kur’an toplamda 114 sure ve 6236 ayet bulunmaktadır. Kur’an’ı Kerim hangi tarihte ve nerede inmiştir? Kur’an kelime olarak toplamak, okumak, bir araya getirmek gibi manalara geliyor. Rabbimiz tarafından Cebrail as aracılığıyla 610 yılında Hira mağarasında o dönem 40 yaşında bulunan Hz. Muhammed sav indirilmiştir. Kutsal kitabımız Kur’an’ı Kerim indirildiği günümüze kadar yazılarak ve ezberlenerek bize kadar ulaşmıştır. Bu sebeple indiği gibi bize ulaşan tek kitap kutsal kitabımız Kur’an’ı Kerim’dir. Kuran Kıyamete kadar da tek harfi bile değişmeden aslını muhafaza edecektir. Zira Yüce Allah onu koruyacağını şu ayetle bize haber vermektedir Hicr Suresi, 9. ayette“Kur’an’ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız. Kur’an’ı Kerim toplamda kaç ayet ve süre bulunur? Kur’an’ı Kerim toplamda 23 yılda indirilmiştir. Ayetlerin bir kısmı Mekke’de bir kısmı da Medine’de nazil olmuştur. Yüce Kur’an toplamda 114 sure ve 6236 ayet bulunmaktadır. En uzun sure Bakara, en kısa sure ise Kevser suresidir. Kur’an-ı kerim aslı bozulmamış tek kutsal kitaptır. Diğer Kutsal kitaplar içinde Kur’an bu özelliğiyle diğerlerinden ayrılır. Bunda Kur’an ayetlerinin Hz. Muhammed sağlığındayken hem ezberlenip hem de yazılmasının büyük etkisi vardır. Kur’an, Hz. Cebrail as. aracılığı ile indirilmiş olup buna da “vahiy” denilir. Kur’an-ı Kerimin Verdiği Mesaj Kutsal kitabımız Kur’an-ı kerimde tüm insanları doğru yola iletip, onların yaşadıkları dünya hayatında ve vefat ettikten sonra da ahirette mutluluğa eriştirmek için indirilmiştir. Kur’an-ı kerim Cenab-ı Hak’ın baştan beri insanlara ilettiği mesajları yer kitabımız Kur’an-ı Kerim 1400 yıldan bu yana bütün insanlığın ihtiyaçlarına cevap vermiş olup ve bu tarihten sonra da kıyamete kadar insanların sorulara cevap vermeye devam edecektir… Kur’an’dan Bize Bakara Suresi, 136 ayette Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor “Deyiniz ki, “Biz, Allah’a iman ettik ve bize ne indirildiyse İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a ve torunlarına ne indirildiyse, Musa’ya ve İsa’ya ne indirildiyse ve bütün peygamberlere Rablerinden ne verildiyse hepsine iman ettik. Biz onların arasında fark gözetmeyiz ve biz ancak O’na boyun eğen Müslümanlarız.”
12 Şubat 2016 Cuma 131912 Hz. Muhammed’e ilk vahiy Nur dağında iken geldi. Tarih Miladi 610 senesi, aylardan Ocak ayı, gecelerden Kadir gecesi olarak bilinen geceydi. 114 sureden oluşan Kur’an 23 senede Hicretin onuncu yılında 22 yıl 2 ay 22 gün sonra Miladi 632 yılında 632, Hicri 10 yılında Sevgili Peygamberimiz son hacını yaptı. Kabe’yi tavaf edip, Hacerül esved’i öptü, zilhiccenin sekizinci günü Mina’ya hareket etti. Ertesi günü Arafat’a çıkarak Zilhicce’nin dokuzuna rastlayan Cuma günü kendisini dinleyen yüz bini aşkın kişiye VEDA HUTBESİ olarak bilinen bir hutbe irad etti. Bu hutbeden sonra Arafat tepesi yakınlarında AS-SABRA mevkiine çekilen Hz. Muhammed’e “el yevme ekmeltü lekum dinukum.” 3/Maide-3 “Bu gün sizin dininizi tamamladım…” ayeti indi..“Ve bil hakkı enzelnâhu ve bil hakkı nezelnezele, ve mâ erselnâke illâ mubeşşiren ve nezîrânezîren.İsra suresi105 Ve gur’ânen faragnâhu li tagreehu alen nâsi alâ muksin ve nezzelnâhu tenzîlâtenzîlen.İsrasuresi106”“Ve Biz O’nu Kur’an’-ı hakla indirilmesi icap eden bir hikmetle indirdik. O da hakla hakikatte bürünücü olarak indi. Ve seni de, ancak bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak gönderdik.”; “Ve Biz O’nu bir Kur’an olarak ayet ayet, sure sure ayırdık ki, O’nu insanlara dura dura ağır ağır, tane tane okuyasın ve Biz onu peyderpey, azar azar, zaman zaman indirdik.” İsra suresi âyet105,106 Meal, Ruhu’l Fırkan, Mahmud Ustaosmanoğlu’ndan Allah ondan razı olsun alınmıştırBu âyeti kerimede Yüce Allah Kur’an-ı kerimi hem insanları müjdelenek hem de korkutmak, uyarmak amacıyla yavaş yavaş, sindire sindire okuyabilmeleri ve anlayabilmeleri için, olaylar meydana geldikçe zaman zaman indirdiğini ve böylece Kur’an’ın indirilmesinin 23 yılda tamamlandığını beyan Gecesi Nedir?Ramazan ayının son on gününde saklı olan ve bir görüşe göre ramazanın 25, 27, 29. gecelerine, diğer bir görüşe göre 17. gecesine rastlayan mübarek geceye KADİR GECESİ denir. Kur’an o gece indirilmeye başlanmıştır. Kur’an’da 97. sure olan Kadir suresi Kadir gecesinden söz ettiği için bu adı almıştır. Abese sûresinden sonra Mekke’de inmiştir. 5 beş âyettir. Sûrede, Kadir gecesinden, onun faziletinden, o gecede meleklerin yeryüzüne inişinden bahsedilir.“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Biz onu Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh Cebrail, her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. “ 97/Kadir 1-5“Ramazan ayı… İnsanlar için hidayet olan, doğru yolu ve hak ile batılı birbirinden ayıran apaçık belgeleri kapsayan Kur’an onda indirilmiştir. Bakara -185
Oluşturulma Tarihi Ocak 04, 2000 0000Kuran, Mekke'de inmeye başlamıştır. Bu inişin Ramazan ayına rastladığını bizzat Kuran'dan öğreniyoruz. Bk. Bakara, 185. Gün, pazartesidir. Kuran, bu inişin ramazanın Kadir Gecesi'ne rastladığını bize Kadir Suresi'nde bildiriyor. Ve bu inişin büyüklüğüne dikkat çekmek için olacak ki, Kadir Gecesi'ni bin aydan daha hayırlı’’ olarak Hz. Peygamber'in durumu açısından baktığımızda, şunlar söylenebilirVahyin başlangıcında Hz. Muhammed 40 yaşında bulunuyordu. Tarih, M. 610' vahiy, Mekke yakınlarında Nur Dağı'ndaki Hira adlı bir mağarada gelmiştir. Hz. Peygamber, evliliğinden 15 yıl gibi bir zaman sonra, içine düşen yalnızlık ve kendini dinleme duygusuna bir cevap olmak üzere bu mağaraya gider, burada göklerin senfonisini, bir başka deyimle gökler kadar engin iç dünyasınnın senfonisini dinlerdi. İlk vahiy, işte böyle bir zamanda oldukça uzun bir zamanda 23 yılda, yani Hz. Muhammed'in peygamberlik görevini alışından ölümüne kadarki zaman içinde. Bunun ilk 13 yıllık süresi Mekke'de, diğer kısmı Medine'de geçmiştir. Net bir rakam vermek gerekirse, Kuran'ın inişi 22 yıl 2 ay, 22 gündür. Bu, Hz. Muhammed'in vahiy alış süresi demektir. Tabii, vahyin geliş yoğunluğu zaman ve mekána göre hep değişik olmuştur.
kuran neden 23 yılda indi