19231940 YILLARI ARASI TÜRK HİKÂYESİ. Milli Mücadele Dönemi’nde Anadolu’ya geçen ya da bu mücadeleye İstanbul’dan destek veren yazarlar, Cumhuriyet Dönemi’nin ilk hikâye yazarlarıdır. Anadolu’ya yönelme, Anadolu insanının hayatı, Milli Mücadele ve inkılaplar bu dönemin ana temalarındandır. Milli Mücadele’nin
Antalyatürküleri, yöresi Antalya olan türküler, türkü sözü, Antalya türkücüleri, Antalya türkü videoları, Antalya türkü Notaları, yöre, yore, 1 : ana sayfa türkü sözleri türkü notaları türkü hikayeleri gönül verenler bağlama-nota ozanlarımız halk müziği konser-tv kitaplık yazılar sözlük arşiv linklerimiz
DenizliYöresi Türküleri şarkıları ve şarkı sözleri sayfası için tıklayınız.
AyranTürküsü ve Hikayesi Gurbet ellerinde eğlendim kaldım Güzel cemalini görünce durdum Gelin bu ayranı taze mi yaydın Hüdanın aşkına doldur ayranı Canım ayranı, güzel ayranı İyi hoş doldursun ayranı ya, sen kimsin? Köylük yerde bir genç kız her isteyene bir tas ayranı uzatırsa ne olur, adı nereye çıkar?
MARMARABÖLGESİ. Üsküdar'a Gider İken. Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur. Kâtibimin setresi uzun eteği çamur. Kâtip uykudan uyanmış gözleri mahmur. Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır. Kâtibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır. Üsküdar’a gider iken bir mendil buldum. Mendilimin içine lokum doldurdum.
ArtvinYöresel Türküleri Ve Halk Oyunları. Artvin Yöresel Türküleri Ve Halk Oyunları (ATA BARI) ATABARI. 1936-1937 yıllarında Artvin oyun ekibi, Büyük Ata’nın isteği ile Balkan Festivaline çağrılır. Murat Coşkun ve Ahmet Çevik’in anlattıklarına göre ekip, Halvaşi Servet Başkanlığında Hüseyin, Murat, Ahmet, Ziver
VnXKk00. Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir. Alıntı Misafir adlı kullanıcıdan alıntı akdeniz bölgesine ait türküleri söyle 1Bulut Bulut Üstüne Mersin/Mut-Musa Eroğlu-Adnan Ataman-Melih Duygulu Bulut Bulut Üstüne Aman Aman Of Bulut Yağmur Üstüne Ömrüm Buluk Gurbanın Olayım Aman Aman Of Doğma Yarin Üstüne Ömrüm Martinimin Pulunu Aman Aman Of Poyraz Kesti Kolumu Ömrüm Hangi Dağdan Aşacaksan Aman Aman Of Bekleyeyim Yolunu Ömrüm ___________________________ 2 Çek Gemici Gemileri Çek gemici gemileri Deniz dalgalı dalgalı Benim bir sevdiğim vardır O da benden sevdalı Hop ninnayı ninnayı Gel oynayı oynayı Geminin başındayım da On sekiz yaşındayım On sekiz yaştan beri de Şu kızın peşindeyim Hop ninnayı ninnayı Gel oynayı oynayı Gemi gelir yanaşır da İçi dolu çamaşır Yar kapıdan girince de Bakan gözler kamaşır Hop ninnayı ninnayı Gel oynayı oynayı Zeki Yantaş Antalya _____________________ 3Meşelidir Engin Dağlar Meşeli Meşelidir engin de dağlar meşeli Üç yıl oldu ben bu derde düşeli Yumurtanın kulbu yok Gözlerimde uyku yok Sür gemici gemiyi Hiç kimseden korkum yok Yumurtanın sarısı Yere düştü yarısı Sarısından fayda yok Kaç gel gece yarısı Üç giderime beş ardıma bakarım Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim Yumurtanın kulbu yok Gözlerimde uyku yok Sür gemici gemiyi Hiç kimseden korkum yok Yumurtanın sarısı Yere düştü yarısı Sarısından fayda yok Kaç gel gece yarısı Sen gideli ben ayrılık çekerim O sebepten kapanmıyor gözlerim Yumurtanın kulbu yok Gözlerimde uyku yok Sür gemici gemiyi Hiç kimseden korkum yok Yumurtanın sarısı Yere düştü yarısı Sarısından fayda yok Kaç gel gece yarısı Hüseyin Avni Elmalı kaynak
Başın öne eğilmesin Aldırma gönül aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma gönül aldırma Dışarıda deli dalgalar Gelip duvarları yalar Seni bu sesler oyalar Aldırma gönül aldırma Kurşun ata ata biter Yollar gide gide biter Mapus yata yata biter Aldırma gönül aldırma Dertlerin kalkınca şaha Bir sitem yolla Allah'a Görecek günler var daha Aldırma gönül aldırma Görmek istersen denizi Yukarıya çevir yüzü Deniz gibidir gökyüzü Aldırma gönül aldırma
AKDENİZ BÖLGESİ ANADOLU'DA SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ AKDENİZ BÖLGESİ SÖZ NİŞAN DÜĞÜN ADETLERİ Eskiden Bölgede evlenme yaşı eskiden 16-17 idi. Küçük yaşta evlenme geleneği, gençlerin kendi tercihlerinden ziyade ailelerinin kararına bağlıydı. Aileler bir taraftan çocuklarının mürüvvetini görmek için, diğer taraftan da evliliğin aileye katacağı iş gücünü hesaba katarak çocuklarını erken evlendirirler di. Hatta yörede “Erken kalkan yol alır; erken evlenen döl alır.” ifadesi yaygındır. Günümüzdeyse aileler evliliklerde kendi tercihlerinin yanında çocuklarının da tercihlerini dikkate alırlar. Genel olarak görücü usulü ile yapılan evliliklerde kararlar birlikte alınır. Evlenme yaşı erkeklerin askerliklerini bitirmeleri ve bir iş sahibi olmalarına bağlıdır. Kızlar eskiye oranla daha büyük yaşlarda evlendirilirler. Günümüz evliliklerinde erkeğin de, kızın da mutlaka onayları evlendirmek isteyen aile, öncelikle oğlunun fikrini sorar. Kendi tercihi varsa ve bu tercihin aile tarafından da uygun görülmesiyle birlikte kız araştırmalarında çok titiz davranılır. Hatta bu araştırma o kadar detaylı olur ki kızın soyu sopu ince elekten geçirilir. Nitekim yörede “Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al. ” tabiri çok yaygındır. Kız İsteme Bölge de evlilikler genellikle görücü usulüyle yapılır. İlk önce bir kadın aracılığıyla kız evinin ağzı yoklanır. Bu ağız yoklamasından kızın kesinlikle haberi olmaz. Eğer kız evi, kızı vermeye razı gibiyse oğlanın annesi ile aracı kadın tekrar kız evine giderler. Kadınlar arasında söz kesimi tamamlanınca oğlan tarafının ileri gelen büyükleri kızı istemeye giderler. Ve usule uygun olarak “Allah’ın emri peygamberin kavliyle” kız istenir. İsteme esnasında kız, dünürcülere kahve ikram ederek kendini gösterir. Bu arada dünürler de kızı iyice süzerler. Kız evi bu istemeye hemen cevap vermez. Biraz düşünme ve yakın akrabalarına danışma süresi ister. Kız evi amcanın, dayının ve en büyük erkek kardeşin fikrine herhangi birisinin rızası olmadığı taktirde kız verilmez. Amca, dayı ve en büyük erkek kardeş razı iseler oğlan evi bu üç kişiye kardeş yolu, emmi ve dayı yolu denilen hediye müddet sonra oğlan evi tekrar giderek kız tarafının cevabını alır. Bütün bunlardan sonra kız verilir ve söz kesilir. Oğlan evi yün ve kalın hariç, hiçbir şeye kesildikten sonra kızın tatlısı yenilir. Tatlıdan sonra sıra artık gereklerine uygun olarak düğün harcamaları kız ve oğlan evi tarafından ortak olarak yapılmaktadır. Nişan Nişan için hazırlıklar yapılır. Kız eviyle oğlan evi birlikte alış-verişe giderek kıza elbise ve takı alınır. Nişan eğlenceli bir şekilde yapılır. Yakın dost ve akrabalar davet edilir. Davette yemekler verilir ve tatlılar ikram edilir. Oğlan evi ve akrabaları kıza altın takarlar. Nişandan sonra düğün tarihi kararlaştırılır. Oğlan evi kız evinden izin ister. Kendilerinin belirlediği tarihlerin uygun olup olmadığını kız evine da onayı alındıktan sonra düğün işlemlerine ve oğlan, düğün olana kadar birbirlerine yaklaşamaz ve birbirleriyle konuşamazlar. Bu gelenek halen köylerimizde devam kadınlar yolda veya sokakta erkekle karşılaştıkları zaman erkeğin önüne geçmezler. Ellerini, kollarını sallayarak yürümezler. Çeyiz Açma Bölge de çeyiz önemli bir kültürdür. Küçük yaşlardan itibaren kızlar çeyiz düzmeye başlarlar. Bunlar arasında el işlemeleri, nakış, oya, mutfak eşyaları sayılabilir. Hazırlanan çeyizler sandık ve camekan içerisinde muhafaza edilir. Evlilik çağına gelen her genç kız bu hazırlıkları yapar. Düğünden birkaç gün önce, hazırlanan çeyizler kız evinde sergilenir. Düğüne davet edilen kişiler kadınlar ve konu-komşu çeyiz görmeye gelerek hediyeler sunarlar. Kızın çeyizinde eksik bir eşya varsa tamamlanır. Gelin çıkarılmadan bir gün önce çeyiz, davul-zurna eşliğinde oğlan evine götürülür. Düğün Düğün için “okuntu” denilen davetiyeler gönderilir. Buna “yol” da denir. Yol, daha çok yakın akraba ve dostlara gönderilir. Diğer çağrılacaklar ise davetiye gönderilerek düğüne geleneksel olarak cuma akşamından pazar günü öğleye kadar devam eder. Düğünün başladığı günden itibaren düğün evine Türk Bayrağı süresince damadın arkadaşlarından birisi “sağdıç” seçilir. Sağdıç, damada rehberlik eder. Düğün sonrası için öğütler verir. Damadı hamama ve berbere götürür. Düğün eğlencelerini sağdıç yeme-içme ve barınma ihtiyaçları düğün evi tarafından karşılanır. Davul-zurna eşliğinde oyunlar oynanır, halaylar çekilir. Kına gecesi Düğünden bir gün önceki gecedir. Bu gece düğünün en renkli ve en eğlenceli gecesidir. Kına gecesi öncesi bir koç süslenerek kız evine gönderilir. Erkek tarafından bir grup kadın, geline kına yakmaya ve maniler eşliğinde kına yakarlar. Gecede kadınlar çiğ köfte yoğurarak bir tasta yoğrulur. Gelinin eline ve ayaklarına kına yakılır. Orada bulunanlardan isteyenler de kına yakarlar. Kına yakma esnasında türküler söylenir. Gelin almaya gitme Sabah olmasıyla birlikte erkek evinde gelin alma hazırlıkları başlar. Önce bir ekip gönderilerek kızın çeyizi erkek evine getirilir. Gelin aracı süslenir. Öğleye doğru gelin almak üzere topluluk halinde hareket edilir. Gelin evine varıldığında kız evinin kapısı kilitlenir. Kapıyı açmak için kızın erkek kardeşine bahşiş verilmesi istenir. Para konusunda bir hayli mücadele edilir. Araya hatırı geçen kişiler girerek iki tarafında rızası alınarak kapı açtırılır. Kapının açılmasıyla engeller bitmez. Kız tarafının yakınlarından biri çeyiz sandığının üzerine oturur. O da bahşişini ister. Sağdıçla sıkı bir pazarlığa girilir. Nihayet o engelde aşılır. Kızın erkek kardeşi gelinin beline kırmızı kuşak bağlar. Kırmızı kuşağın anlamı kızın bekaretini ifade eder. Gelin dışarı çıkarılır. Düğünün en hüzünlü anı bu andır. Çalgıcılar da en hüzünlü havaları bu sırada çalarlar. Kız tarafında adeta bir matem havası önce babasının ve annesinin; sonra da aile büyüklerinin elini öperek alayı davul zurna eşliğinde büyük bir coşku içerisinde araçlarla konvoy halinde erkek evine doğru yol alır. Konvoy ilerlerken yer yer gelin aracının önü bahşiş için kesilir. Gelinin erkek evine girişi sırasında başına şeker saçılır. Uğur olsun diye gelin, cam bir bardağı kırarak yeni evine girer. Akşam yemeğinden sonra çiftlere imam tarafından dini nikah kıyılır. Gelin ve damat kendi odalarına geçerler. İki rekat namaz kılarlar. Damat gelinin duvağını açmak için ona “yüz görümlüğü” adı altında hediye sabahı damat aile büyüklerinin elini günden itibaren üç gün süreyle konu komşu duvak görmeye hafta sonra gelinle damat kız tarafına el öpmeye giderler. Bu ziyaret sırasında gelinin babası yeni evli çifte bir hediye verir.
Haberler > Yüksek Doz MemleketHavası İçerir 7 Ayrı Sanatçıdan 7 Bölgemize Özel 7 Farklı Yorum - 1654 Bu toprakların her şehrinin, her ilçesinin farkı hikayeleri var. Bu hikayeleri anlatmanın en güzel yolu da tabii ki müzik. yuzdeyuzonline Instagram hesabı da bu hikayelerden yola çıkarak ve MemleketHavası hashtagini kullanarak sizi bu zenginlikleri yaşamaya, anlatmaya davet ediyor...İşte; yuzdeyuzonline Instagram hesabında yer alan 7 Ayrı Sanatçıdan 7 Bölgemize Özel 7 Farklı Yorum 1. Ceren Gündoğdu - Şu Karşıki Dağda Kar Var Duman Yok - Akdeniz Bölgesi Hatay'a ait olan bu türkünün sözleri insanın yüreğini dağlar cinsten. 'Benim sevdiceğimde din var iman yok!' ve 'Süremedim lavantayı konsola koydum' cümleleri insanın nefesini düğümlemeye yetiyor. 😳 2. Nil İpek - Halkalı Şeker - İç Anadolu Bölgesi Eskişehir'e ait olan Halkalı Şeker türküsü Nil İpek'in kadife sesiyle daha bir güzel olmamış mı? Keşke devamını da dinleyebilseydik. 😅 3. Mine Özgüle - Ayva Çiçek Açmış - Marmara Bölgesi Bir Balıkesir türküsü olan Ayva Çiçek Açmış'ı her duyduğumuzda içimizden istemsizce oynamak geliyor. Peki piyano eşliğindeki bu kısa yorumlama sizce nasıl olmuş? Bizce çiçek gibi! 🌸 😍 4. Perdenin Ardındakiler - Çökertme Türküsü - Ege Bölgesi Bodrum'un Çökertme türküsünü bilmeyenimiz yoktur. Aslında türküde adı geçen Halil Efe'ye ağıt olarak yazılan Çökertme Türküsü zeybeği ile de ünlüdür. Perdenin Ardındakiler ise bu çok sevdiğimiz türküye kısa da olsa bambaşka bir yorum getirmiş. 😎Türkünün tüm hikayesini merak ediyorsanız buradan okuyabilirsiniz. 5. Eda Baba - Antebin Hamamları - Güneydoğu Anadolu Bölgesi Gaziantep'in en çok bilinen türkülerinden biri Antebin Hamamları. Antep düğünlerinin olmazsa olmazı. Eda Baba tamamını söylese de biz de çiftetelli oynamaya kalksak. 🕺💃😄 6. Elçin Orçun - Çayelinden Öteye - Karadeniz Bölgesi Rize'ye ait olan bu türkü çay toplanırken söylene söylene günümüze kadar gelmiş. İyi ki de gelmiş. Günümüzde yalnızca Karadeniz'de değil 7 farklı bölgemizde de severek dinleniyor. 💚 7. Melisa Karakurt - Malabadi Köprüsü - Doğu Anadolu Bölgesi Batman - Diyarbakır karayolu arasındaki Malabadi Köprüsü'nün hikayesi ta 1147 yılına Artuklular'a kadar dayanıyor. Bu köprünün en önemli özelliği ise sevipte kavuşamayanların buluşma noktası yılında Selçuk Alagöz de, Bad isimli gençle Fatma'nın aşkını anlatan hikayeden yola çıkarak Malabadi Köprüsü şarkısını yazmış. İyi ki de yapmış. Melisa Karakurt da bu kısa yorumuyla şarkıya çok güzel bir hava katmış. 🤩 Sanatçı videolarının bir arada derlendiği versiyonu da buradan izleyebilirsiniz. 🧡
Giriş31 Mayıs 2022 1529 Güncelleme31 Mayıs 2022 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Öyküleri Yaşanan Urfa Türküleri” konserinde Şanlıurfa’nın türküleri ve türkülerin bilinmeyen hikâyeleri harmanlandı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Öyküleri Yaşanan Urfa Türküleri” konserinde Şanlıurfa'nın türküleri ve türkülerin bilinmeyen hikâyeleri hoyratları ve uzun havaları ile nam salan müzik şehri Şanlıurfa'da Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği “Öyküleri Yaşanan Urfa Türküleri” konseri izleyenlerden tam not aldı. Sunuculuğunu Hüseyin Güzel'in yaptığı “Öyküleriyle Urfa Türküleri” konseri, Urfa Türkülerinin bilinmeyen hikâyelerini izleyicilerle buluşturdu. Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Konferans Salonunda yapılan konserde Urfa Türküleri hikâyeleri ile birlikte icra edildi. Konserde Urfa yöresi halk oyunları ekibi de sahne Belediyesi Meclis Başkanvekili Ahmet Kaytanın da katıldığı konsere vatandaşların ilgisi yoğun oldu. Yaklaşık 2 saat süren konserin ardından sanatçılara gecenin anısına plaketleri takdim edildi.
akdeniz yöresi türküleri ve hikayeleri