Kıbrısta tatil evi kiralamak isteyenler için ekonomik Kıbrıs tatil çözümü!! Lüks havuzlu ve bahçeli müstakil villalarda uygun fiyata tatil yapın, haftalık veya günlük villa kiralayabilirsiniz. Günlük 1 kişi fiyatına 4-6 kişi kalıp Tatilinizi özgürce yaşayın Kıbrıs'ın en güzel yerlerinde size özel tatil yapma
10Adımda Ev Sahnesi: En İyi Rehber. 1. Adım: Alıcınızı Tanıyın. 4. Adım: Bu Odaları Boşaltın ve Düzenleyin. Bu Özel Durumlar. Ev sahnelemesi, bir ev satıcısının kasıtlı olarak bir konut dışını ve içini mümkün olduğunca fazla sayıda potansiyel alıcı için arzu edilir hale getirmesi, evi hızlı bir şekilde
- bitmiş ev alıyorsanız en önemlisi yapı kullanım izin belgesi ( iskan-oturma ruhsatı v.s. ) olup olmaması, bu belge alınmamış ev almak büyük risk. riskli evin fiyatı da düşük olabilir tabi. ben aldım ama yapı denetim firmasına projede bir dümen olup olmadığını sordum, ayrıca müteahhitin tüm sigorta vs borçlarını
600₺ / gece. Gecelik 600 ₺. SÜPER EV SAHİBİ. 4,91 (22) Tüm misafir süiti.Bozcaada. Oikos - Deniz Manzaralı Bahçe Suiti. Bozcaada İğdelik bölgesinde, merkeze 10 dakika yürüme mesafesinde deniz manzaralı bahçe süiti. Stüdyo daire düzeninde hazırlanan süitte bir kanepe ve bir berjerden oluşan oturma grubu, mini mutfak
Alanyakiralık villa fiyatları ve Alanya yazlık fiyatları; konutun konumuna, manzarasına ve diğer özelliklerine bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Kiralama kategorimizde her gereksinime uygun konut tipi bulunduğu gibi her bütçeye uygun seçenekler de bulunuyor. Tatildekirala.com üzerinden hemen aradığınız Alanya kiralık
Konteyner evler. Mobil evler altyapı gerektirmediklerinden dolayı inşaat izni de gerektirmezler, bu nedenle de inşaat izni olmayan arsalar üzerinde yerleştirilebilirler. Mobil evlerin arsadaki zemine gömülmemesi, tamamının toprak üzerinde kalması gerekmektedir. Örneğin, konteyner evler en basitinden bir mobil ev türüdür.
0Va0Gka. Yapılan binanın bitmesi durumunda yapılan binanın veya evin tasdikli olan projesine uygun şekilde yapılıp yapılmadığının görüldüğü ve uygun olması halinde bağlı bulunan belediyelerce verilen belgeye oturma ruhsatı ismi verilmektedir. Bu belgeyi almak ise tabi ki belli bir sürece ve işleme tabi olup, bazı kişiler oturma ruhsatı almadan yapılan bina da oturmak istemektedir. Bu durum da ise ne olduğu merak konusu olup, oturma ruhsatı alınmazsa ne olur gibi sorular gelmektedir. Hatta öyle ki oturma ruhsatı alınmazsa cezası var mı gibi sorular da merak edilen konular arasında yer almaktadır. Oturma Ruhsatı Almamanın Cezası Günümüzde imar affının gündem de olması nedeni ile oturum almamış evler de bu aftan yararlanmakta olup, eğer oturma ruhsatı alınmazsa ne olur gibi sorular daha da sık sorulmaktadır. Çünkü ruhsatın alınması için belli bir tutar ödenmesi gerekmektedir. Oturma ruhsatı olmayan evlere ya da dairelere oturmak ve kullanmak normalde yasaktır. Eğer ki oturum izni yani oturum ruhsatı olmayan evler ve daireler inşaat elektriği, suyu doğalgazı kullandığı için normal tarifeler üzerinden yararlanmadığı gibi hesaplanırken inşaat olduğu baz alındığı için yüksek fiyattan ödemesi gelir. Aynı zaman da oturma ruhsatı almamanın cezası ise tabi ki bulunmakta olup, binanın yapılış tarihine göre cezası hesaplanmaktadır. Binanın yıkılma olasılığı da bulunmaktadır. Kaynak _________________________________________________________________________________________________ UYARI Web sitemiz üzerinde bulunan tüm yazılar, görseller ve tüm materyaller 'a aittir. Kaynak belirtilmeden site içeriği kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerde yayınlanamaz. Konu Hakkında Emlak Danışmanlarımız'dan daha fazla bilgi almak için Soru sorabilir, veya görüşlerinizi yorum yaparak paylaşabilirsiniz.
Soru Merhabalar.. oturma ruhsati cikmak uzere diye bir ev aldim fakat simdi evi satan arsa sahibi kisi oturma ruhsati islemi icin odenecek bedeli bana bildirdi bu odemeyi normalde kimin yapması gerekiyordu? Yanıt Merhaba. Konu ile ilgili bilgilere Türkiye'nin 1 numaralı emlak ve konut sitesi 'daki Buraya tıklayınız adresindeki haberden ulaşabilirsiniz. Özge Özdemir tarafından yanıtlandı. 27 Aralık 2016 1853 Tuba üstün 346 Kişi okudu Yorumlar
İskansız ev kiralanır mı?İnşaat çalışmaları sona eren ve tasdikli projesine uygun olarak inşa edilen binada yasal olarak oturuma izin verildiğini gösteren belgeye iskan belgesi belgesi alabilmek için, ruhsatlı olarak inşa edilen yapının inşaat çalışmalarının bitmiş olması, yapı ruhsatı alındığı tarihinden 2 sene içinde inşaatına başlanmış olması ve inşaat çalışmalarının 5 sene içerisinde bitmiş olması belgesi başvurusu ilgili Belediyeye müteahhit tarafından yapılması gerekiyor. Peki, iskan belgesi için gerekli belgeler neler?- Yapı Kullanma İzni istemi içeren dilekçe,- Tapu kaydı bilgileri,- Vergi Dairesi'nden İlişki Kesme Belgesi, - Dış Kanal Belgesi İZSU, - Telekom Olur Yazısı,- Proje Müellifleri Raporu, - Yapı Denetim Kuruluşu'nun Raporu, - Cephe fotoğrafları – 13/18 cm,- Emlak/Çevre Temizlik Vergisi Yoktur Yazısı,- SSK'dan alınan Borcu Yoktur asansörlü ise asansör firmasından;- TSE...
senoleker rumuzlu üyeden alıntı Ayıplı mal ifadesini tüketici kanunundaki "ayıplı mal" ifadesi ile karıştırmadınız umarım. Bu olay tüketici kanununun alanında değil. Kısaca olayı belirttim. Hangi sınıfa girer bilemem. Fakat burada kanunlarımız açık iskan ruhsatı olmayan işyerlerine çalışma ruhsatı verilmeyeceği açık bu haldeyken bunu bilen işyeri sahibi ve kiracı var. Bu konu en iyi sözleşmeyi hukuki olarak değerlendiren bir Avukat tarafından verilebilir. Birkaç Yargıtay kararı YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2003/10930 K. 2004/6802 T. • ALACAK DAVASI Kiralanan Yerin Yapı Kullanma İzni Olmadığını Bilen Kiracının Bu Sebebe Dayanarak Kira Sözleşmesini Feshetmesinin Haksız Olması-Ancak Yapı Kullanma İznini Taahhüt Edilen Tarihte Temin Edemeyen Kiralayanın da Kusurlu Olması • AYIPLI MAL Baştan Beri Kiralanan Yerin Yapı Kullanma İzni Olmadığını Bilen Kiracının Bu Sebebe Dayanarak Kira Sözleşmesini Feshetmesinin Haksız Olması • HAKSIZ FESİH Kiralama Sözleşmesinin Yapıldığı Andan Beri Kiralanan Yerin Yapı Kullanma İzni Olmadığını Bilen Kiracının Bu Sebebe Dayanarak Kira Sözleşmesini Feshetmesinin Haksız Olması • KİRA SÖZLEŞMESİNİN FESHİ Kiralanan Yerin Yapı Kullanma İzni Olmadığını Kira Sözleşmesi Yapılırken Bilen Kiracının Bu Sebebe Dayanarak Kira Sözleşmesini Feshetmesinin Haksız Olması • YAPI KULLANMA İZNİ Bu İznin Olmadığını Kira Sözleşmesi Yapılırken Bilen Kiracının Bu Sebebe Dayanarak Kira Sözleşmesini Feshetmesinin Haksız Olması 818/ ÖZET Hukuki ayıbı bilerek kiralananı teslim alan davacı kiracının akdi fesihte haksız olduğu, ancak yapı kullanma izin belgesi olmadan işyerini kiraya veren ve bu belgeyi taahhüt edilen tarihte temin etmeyen davalının karşı davacının da kusurlu olduğunun kabulü ile, kira sözleşmesinin hükmü gereğince kiralayanda bulunan teminatın iadesi şartlarının buna göre tartışılması gerekir. DAVA Taraflar arasında görülen davada Ticaret Mahkemesi'nce verilen tarih ve 2001/256 - 2003/236 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü KARAR Davacı vekili, tarihli kira devir protokolü ile müvekkilinin davalıya ait mağazayı kiraladığını, yapı kullanma izni olmadığı için müvekkilinin işyeri ruhsatı olmadığını, ihtarnameye rağmen davalının gerekli belgeleri göndermediğini ve Belediye tarafından müvekkiline ceza verildiğini, ihtarname ile tarihinden itibaren kira sözleşmesinin feshedilerek tarihinde mecurun tahliye edildiğini, davalı tarafından USD teminatın müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek, faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı birleşen davanın davacısı vekili,davacının feshi ihbar sürelerine uymadan sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, bu nedenle davacının karşı davalının borcu olduğunu belirterek, asıl davanın reddine, USD kira alacağı ile TL elektrik bedelinin faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte ve dava açıldığı sırada kiralanan mecurun yapı kullanma izninin bulunmaması nedeniyle davacının işyeri çalıştırma ruhsatını alamadığı, işyerinin ruhsatsız çalıştırması nedeniyle K. Belediyesi tarafından para cezası kesildiği, yapı ruhsatının temini konusunda davacının davalıya ihtarname gönderdiği ancak, bu eksikliğin giderilmediği, 249 ve devam eden maddelerine göre kiralayanın mecuru ayıpsız ve kullanıma elverişli olarak kiracıya teslim etmesi gerektiği, davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ve teminatın iadesi gerektiği, elektrik giderinin karşı davacı tarafından ödendiğine dair kanıt sunulmadığı gerekçesiyle, tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre TEDAŞ'a ödenen tahsili istemine ilişkin karşı davanın reddine dair hükme ilişkin davalı karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu miktar yönünden hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı V. Tic Ltd Şti vekili, davalıdan kiralanan mecurun bulunduğu taşınmazın yapı kullanma izin belgesi olmadığı için işyeri ruhsatı alınamadığını, bu nedenle idari para cezasına muhatap olan müvekkilinin kira sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kiralayanda bulunan teminatın iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı karşı davacı vekili ise, işyerini inşaat halinde iken kiralayan davacının karşı davalının yapı kullanma izin belgesi olmadığını baştan beri bildiğini,teslim sırasında hukuki ayıbı bilerek mecuru teslim alan kiracının, daha sonra hükmü gereğince bu ayıbı ilerek sözleşmeyi feshedemeyeceğini savunarak, asıl davanın reddini, karşı dava ile de USD kira alacağının faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Dava konusu mecur tarihli sözleşme ile dava dışı V. Tekstil San ve Tic kiralanmış, tarihli protokol ile de davacıya devredilmiştir. Gerek kira sözleşmesinin akdedildiği tarihte, gerekse davacıya devir tarihinde mecurun da içinde bulunduğu taşınmazın inşaat halinde olduğu, yapı kullanma izin belgesi bulunmadığı davacı karşı davalı kiracı tarafından bilindiği taraflar arasında tartışmasız olduğu gibi, dosyadaki kanıtlarla da sabittir. Bu hali ile çalışma izni alınamayacağını bilen davacı kiracının, kiralananı teslim aldığı tarihte hukuki ayıbı bildiğinin ve kira sözleşmesini haksız olara feshettiğinin kabulü gerekir. Ancak, davalı karşı davacı taraf da, kira sözleşmesinin "Özel Şartlar" bölümünde yer alan hükmüne göre, mecurun da içinde bulunduğu ticaret merkezinin halka açılma tarihini 2000 yılının üçüncü üç aylık dönemi olabileceğini taahhüt etmiş olmasına rağmen, yapı kullanma izin belgesinin bu dönemde teminin edilememesinde kusurlu görülmektedir. Açıklanan durum karşısında mahkemece, hukuki ayıbı bilerek kiralananı teslim alan davacı kiracının akdi fesihte haksız olduğu, ancak yapı kullanma izin belgesi olmadan işyerini kiraya veren ve bu belgeyi taahhüt edilen tarihte temin etmeyen davalının karşı davacının da kusurlu olduğunun kabulü ile, kira sözleşmesinin hükmü gereğince kiralayanda bulunan teminatın iadesi şartlarının buna göre tartışılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, TEDAŞ'a ödenen tahsili istemine ilişkin karşı davanın reddine dair hükme ilişkin davalı karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu miktar yönünden hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen duruşma vekillik ücretinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Kiralanan Yerin Yapı Kullanma İzin Belgesinin Bulunmamasının Sözleşmenin Feshi için Haklı Neden Olması Ve Fakat Davacının Hukuki Ayıbı Bildiği Kabul Edileceğinden, Kira Sözleşmesini Fesihte Haklı Olmadığının Kabul Edilmesinin Gerekmesi Davacı vekili, müvekkilinin iki ayrı sözleşme ile davalıya ait dükkanları kaba inşaat halinde iken kiralayıp işletme amacına uygun olarak tefriş ettiğini, tüm edimleri yerine getirmesine rağmen davalının mecura ait iskan ruhsatını temin edemediği gibi müvekkilinin rızası alınmaksızın ve talepte bulunulmaksızın dava dışı şirketten alınan elektrik malzemesi bedeli ve işçilik bedeline muhatap edildiğini ve müvekkilinin haklı olarak ödeme yapmaması gerekçe gösterilerek elektriğinin kesildiğini, keşide edilen 2 nci ihtarnameye rağmen sözleşmeye aykırılığın giderilmemesi üzerine sözleşmenin müvekkilince feshedildiğini ileri sürerek, manevi tazminat, USD sözleşme teminatı, USD komisyon ücreti, USD götürü kira bedeli, USD teknik ve kontrolörlük ücreti, USD+ makine ve ekipman bedeli, yatırım inşaat bedeli ve reklam gideri ile atiye terk edilen yoksun kalınan kârın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, sözleşme ve şartname gereğince elektrik branşmanını faaliyete geçirme yükümlülüğünün kiracıya ait olduğunu, iskan ruhsatının olmamasının Karşıyaka ve Çığli Belediyeleri arasında çıkan yetki uyuşmazlığından kaynaklandığını ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, bu nedenlerle sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, komisyon bedelinin dava dışı firmaya ödendiğinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, götürü kira bedelinin ise sözleşme tarihi ile iş merkezinin halka açış tarihi arasında bir defaya mahsus yapılan ödeme olması nedeniyle sözleşmenin fesih nedenine bağlı olmaksızın iadesinin mümkün olmadığını, iş merkezi ve müşterilerin güvenliği açısından ödenen teknik hizmet bedelinin sağlanan hizmetlerin karşılığı olması, reklam giderlerinin davacının işletmesi ile ilgili olması nedeniyle de istenemeyeceğini, teminatın iadesine diyecekleri bulunmadığını, makine ve ekipmanın tahliyede kiralayana bırakılmasının sözleşme hükmü olması nedeniyle davacı yanca götürülmesi karşısında bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini savunarak, asıl davanın reddi ile karşı davasında USD sözleşmenin 22 nci maddesine aykırı feshi nedeniyle bakiye kira bedeli ve 12 aylık kira bedeli, USD makine ve ekipman bedeli, USD tahliye sırasında oluşan zarar ile vaktinden önce tahliyeye dayalı ticaret merkezinin canlılığının ve müşteri akışının aksatılmasına dayalı tazminatın karşı davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının 249 ncu maddesi gereğince iskan ruhsatı alamadığı mecuru ayıpsız olarak kiracıya teslim borcunu yerine getirmediğinden ve fiilen kullanım olanağı sağlamadığında davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, haklı fesih nedeniyle kiracı davacının teminat, komisyon, götürü kira, teknik kontrolörlük, yatırım ve reklam bedelini isteyebileceğini, makine ve ekipman bedeli ile yoksun kalınan kazancın atiye terk edildiği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, karşı dava açısında da sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle karşı davacının sözleşmenin 22/1 nci maddesine dayanarak talepte bulunamayacağı, ancak tahliye sırasında oluşan zararın istenebileceği gerekçesiyle tarihinden itibaren devlet bankalarının 1 yıllık vadeli döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte, da aynı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosya içindeki bilgi ve belgeleri, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı -karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının kira sözleşmesinin imzalanmasında aracılık eden 3 ncü kişiye yaptığı komisyon ücreti ödemesi davalı yandan istenebilecek bir tazminat kalemi değildir. O halde komisyon ücreti ile ilgili istemin reddi gerekir. 3- Davacı vekili, mecurun yapı kullanma izin belgesinin alınmadığını ve davalının işyerinin elektriğini kesmesi nedeniyle kira sözleşmesine uygun olarak mecuru kullanma olanağının kalmadığını ileri sürerek sözleşmenin haklı bu nedenlerle feshedildiğini iddia etmiştir. Mahkemece kiralanan yerin yapı kullanma izin belgesinin bulunmamasının sözleşmenin feshi için haklı neden olduğu kabul edilmiş ise de; kira sözleşmesinin imzalandığı ve kiralananın davacıya teslim edildiği tarihlerde iş merkezinin inşaat halinde olduğu, anılan evrelerde binanın yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığının kiracı tarafından bilindiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Kiralananın bu hali ile çalışma izni alınamayacağını bilen davacının, mecuru teslim aldığı tarihte bu hukuki ayıbı bildiği ve kira sözleşmesini fesihte haklı olmadığının kabulü gerekir. Ancak, kiralayan da kira sözleşmesinin 4 ncü maddesi ile kiralananın içinde bulunduğu iş merkezinin 2000 yılının üçüncü üç aylık dönemi olarak taahhüt etmiş olmasına karşın yapı kullanma iznini bu süreye kadar alamamış olmasından dolayı kusurludur. O halde tarafların olayda birlikte kusurlu oldukları gözetilerek tazminat talepleri buna göre değerlendirilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 4- Davacı, işyerinin elektriğinin kesilmesinin de sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu ve bu durumun dahi haklı fesih nedeni olduğunu ileri sürmüş olmasına rağmen mahkeme karar gerekçesinde bu iddiayı değerlendirmemiştir. O halde bu açıdan da eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir. 5- Kabul şekli bakımından ise; davacı ek davasında dövize dayalı alacak kalemleri için tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş olmasına rağmen, ek davanın tarihli oturumunda ilk dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuştur. Oysa mahkemece 74 ncü maddesine aykırı olarak ilk dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faize hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir. Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4 ve 5 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 04/206 E., 04/11532 K., YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2004/8423 K. 2004/7719 T. • KİRALAYANIN KİRALANANI KULLANMAYA SALİH HALDE TESLİM BORCU İskan İzni Bulunmasının Vazgeçilmez Bir Zorunluluk Olduğu • İSKAN İZNİ Bulunmasının Vazgeçilmez Bir Zorunluluk Olduğu - Kiralayanın Kiralananı Kullanmaya Salih Halde Teslim Borcu • KİRALANAN YERİN AYIPLARI Kiralayanın Tekeffülü Altında Bulunduğu - Kullanılmasını İmkansız Kılacak Yahut Azaltacak Çeşitten İse Kiracının Sözleşmeden Dönme Hakkını Kullanabileceği • KİRACININ SÖZLEŞMEDEN DÖNME HAKKI Kiralanan Yerin Ayıpları/Kullanılmasını İmkansız Kılacak Yahut Azaltacak Çeşitten İse - Kiralayanın Tekeffülü Altında Bulunduğu • KİRACININ AYIBIN GİDERİLMESİ İÇİN MEHİL VERMESİ GEREĞİ Ayıp Giderilmediği Takdirde Kira Parasının İndirilmesini İsteyebileceği Gibi Sözleşmeden Dönme Hakkını da Kullanabileceği 818/ ÖZET Kiralayana davalı kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim borcu yüklenmiştir. Kiralananın kullanılabilmesi için iskan izni bulunması vazgeçilmez bir zorunluluk olup, bunun yerine getirilmesi de kiralayana ait bulunmaktadır. Kiralanan şeyin ayıpları, kiralayanın tekeffülü altındadır. Bu ayıplar kiralananın sözleşme ile güdülen amaca uygun biçimde kullanılmasını veya işletilmesini imkansız kılacak yahutta bu kullanım ve işletmeyi önemli surette azaltacak çeşitten ise kiracı sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Kiracı ayıbın giderilmesi için kiralayana uygun bir mehil vermelidir. Bu mehil içinde ayıp giderilmediği takdirde kiracı davacı kira parasının indirilmesini isteyebileceği gibi sözleşmeden dönme hakkını da kullanabilir. Kiralayan aldığı kiraların tamamını alıkoyamaz; ancak şeyin kullanıldığı süre için ayıp nedeniyle indirilmiş kiraya karşılık olan miktarı alıkoyabilir. Kiralayan, kiracının tenkis zamanında mevcut bozukluklar için dahi doğmuş bulunan menfi zararını tazminle yükümlüdür. Fakat kusuru olmadığını ispat ederek bu tazminatı ödemekten kurtulabilir. DAVA Dava dilekçesinde tarihli sözleşmenin feshine ve ABD Doları ile 5000 ABD Doları tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü KARAR Davacı, davalının işletmeciliğini yaptığı tarihi Binbirdirek Sarnıcında 2 adet dükkanı turistlere yönelik halı ticareti yapmak üzere tarihli 5 yıllık kira sözleşmesi ile kiraladığını, bir yıllık peşin kira karşılığı ABD Doları ödediği halde, davalı tarafça mecurun kendisine teslimi sağlanamadığından tarihli kira akdinin feshine, peşin ödenen ABD Dolarının aynen tahsiline ve para, zaman, itibar kaybından dolayı 5000 ABD Doları tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, kiraladıkları gayrimenkulu davacının emrine hazır tuttuklarını ve yararlanması için hertürlü tedbiri aldığını, kira sözleşmesinin kendisine yüklediği yararlandırmaya hazır bulundurma borcunu yerine getirdiği halde davacının mecuru kendi rızası ile kullanmadığını akdin feshini gerektirecek bir durum olmadığından ötürü davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, " tarihli kira sözleşmesinde kiralayana dava konusu yerin kullanıma hazır hale getirmesi için herhangibir yükümlülük getirilmediği aksine sözleşmenin 5. maddesine göre kiralananda yapacağı faaliyet nedeniyle alınması gerekli tüm izinler ve diğer yasal yükümlülüklerin kiracı tarafından sağlanacağı, anılan kira sözleşmesi ile bu tarihten itibaren mecurun tamamen kullanıma hazır halde kiracıya teslim edildiğinin kabulü gerekeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup hüküm davacı tarafından temyiz edilmektedir. Dosya kapsamına göre Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünce iskan izninin tarihinde, Kaymakamlık'ça izin belgesinin tarihinde verildiği, kiracı tarafından çekilen ihtarnamenin tarihinde tebliğ edildiği ve bu davanın da tarihinde açıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. BK. 249/1 hükmüne göre kiralayana davalı kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim borcu yüklenmiştir. Kiralananın kullanılabilmesi için iskan izni bulunması vazgeçilmez bir zorunluluk olup, bunun yerine getirilmesi de kiralayana ait bulunmaktadır. Kiralanan şeyin ayıpları, kiralayanın tekeffülü altındadır. Bu ayıplar kiralananın sözleşme ile güdülen amaca uygun biçimde kullanılmasını veya işletilmesini imkansız kılacak yahutta bu kullanım ve işletmeyi önemli surette azaltacak çeşitten ise kiracı sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Kiracı ayıbın giderilmesi için kiralayana uygun bir mehil vermelidir. Bu mehil içinde ayıp giderilmediği takdirde kiracı davacı kira parasının indirilmesini isteyebileceği gibi sözleşmeden dönme hakkını da kullanabilir. Kiralayan aldığı kiraların tamamını alıkoyamaz; ancak şeyin kullanıldığı süre için ayıp nedeniyle indirilmiş kiraya karşılık olan miktarı alıkoyabilir. Kiralayan, kiracının tenkis zamanında mevcut bozukluklar için dahi doğmuş bulunan menfi zararını tazminle yükümlüdür. Fakat kusuru olmadığını ispat ederek bu tazminatı ödemekten kurtulabilir. Mahkemece yukarıdaki ilkeler dikkate alınarak taraf delilleri toplanmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2003/11462 K. 2004/7247 T. • KİRA SÖZLEŞMESİNİN FESHİ Hukuki Ayıbı Bilerek Kiralananı Teslim Alan Kiracının Sözleşmeyi Fesihte Haksız Olduğu • HUKUKİ AYIBI BİLEREK KİRALANANIN TESLİM ALINMASI Kiracının Kira Sözleşmesini Haksız Olarak Feshettiğinin Kabulü Gereği - Kira Sözleşmesi Uyarınca Teminatın İadesi Koşullarının Buna Göre Tartışılması Gereği • YAPI KULLANMA İZİN BELGESİ OLMADAN İŞYERİNİN KİRAYA VERİLMESİ Bu Belgeyi Öngörülen Tarihte Edinemeyen Kiralayanın Kusurlu Olduğu Gözetileceği - Kira Sözleşmesi Uyarınca Teminatın İadesi Koşullarının Buna Göre Tartışılması Gereği • TEMİNATIN İADESİ TALEBİ Yapı Kullanma İzin Belgesini Öngörülen Tarihte Edinemeyen Kiralayanın Kusurlu Olduğunun Gözetileceği - Kira Sözleşmesi Uyarınca Teminatın İadesi Koşullarının Buna Göre Tartışılması Gereği 818/ ÖZET Mahkemece, hukuki ayıbı bilerek kiralananı teslim alan kiracının sözleşmeyi fesihte haksız olduğu, ancak, yapı kullanma izin belgesi olmadan işyerini kiraya veren ve bu belgeyi öngörülen tarihte edinemeyen kiralayanın da kusur olduğu gözetilerek kira sözleşmesinin 8 nci maddesi hükmü uyarınca teminatın iadesi koşullarının buna göre tartışılması gerekir. DAVA Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen tarih ve 2001/164-2003/235 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde davacı avukatı Mestan Yavuz Yılmaz ile davalı avukatı Piyare Erdem gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü KARAR Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan kiraladığı işyerinin ruhsatının alınamaması nedeniyle sözleşmeden beklenen faydanın sağlanamadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshinin tespiti ile USD akit teminatı, USD kira avansı, USD teknik kontrollük hizmetleri bedeli, USD pazarlama komisyonu sayaç bedeli ve belediyeye ödenen ceza bedeli kazanç kaybı, dekorasyon bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının kira sözleşmesini imzaladığı sırada iş merkezinin iskan ruhsatlı olmadığını bildiğini, bu nedenle sözleşmenin feshi için haklı neden bulunmadığını, komisyon ücretinin müvekkiline ödenmediğini, kira avansının sözleşme imza tarihinden iş merkezinin halka açıldığı tarih arası için verildiğini ve kira bedeli olması nedeniyle istenemeyeceğini, teknik hizmet bedelinin de iş merkezinin elektrik, klima, tesisat ve güvenlikle ilgili olması nedeniyle teknik kontrolörlük firmasına ödendiğini ve geri istenemeyeceğini, teminat bedelinin ise sözleşmenin 8 nci maddesi gereğince bir kısım mahsuplardan sonra kalanının ancak yatırıldığı günün kuru üzerinden TL olarak ve faizsiz istenebileceğini, mecurda yapılan düzenleme ve güzelleştirme ile ilgili işlerin sözleşmenin 17 nci maddesi gereğince tahliye sırasında müvekkili kiralayana bırakılacağından bu masrafların istenemeyeceği gibi, aynı maddenin delil sözleşmesi niteliğinde olan hükmü gereğince mimari raporun bu hususta gözönünde tutulması gerektiğini savunarak, asıl davanın reddi ile davacının tahliye sırasında mecura verdiği zarar için ve haksız fesih nedeniyle 22 nci madde gereğince 1 yıllık kira bedeli tutarı ve kira bedeli toplamı davacı karşılık davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıya kiralanan işyerinin kira sözleşmesi ve dava aşamasında da yapı kullanma bulunmadığından işyeri açma ruhsatı alınamadığı ve belediyece davacının idari para cezasına maruz bırakıldığı, ihtara rağmen yapı kullanma izninin alınamadığı, mecurun kullanıma elverişli biçimde davacıya teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshinin haklı olduğu, haklı fesih sonucunda davacının yoksun kalınan kazanç ve idari para cezası dışındaki kalemleri talep hakkı bulunduğu, davalının karşı davadaki kira sözleşmesinin feshine dayalı kira bedeli alacağının, feshin haklı nedene dayanması nedeniyle istenemeyeceği, mecurun tahliye sırasında zararlandırılmasına dayalı tazminat isteminin yerinde görüldüğü gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin feshinin tespitine, ve dava tarihinden itibaren döviz ve yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekili, davalıdan kiralanan işyerinin bulunduğu iş merkezinin yapı kullanma izin belgesi olmadığından işyeri ruhsatı alınamadığını, bu nedenle belediyenin yaptırımlarına maruz kalan müvekkilinin kira sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, demirbaş, tefrişat-dekorasyon bedelleri ile sözleşme yapılırken ödenen teminat ve komisyon ödemelerinin yanında yoksun kalınan kardan doğan zararın tazminini talep etmiştir. Davalı ve karşılık davacı kiralayan vekili ise, işyerinin inşaat halinde iken kiraya verildiğini, kiracının yapı kullanma izin belgesi olmadığını, sözleşme yapıldığında bildiğini, esasen bu eksikliklerin tamamlanmasının da sözleşmeyle kiracıya yüklendiğini, hukuki ayıp diye nitelendirilen bu eksikliği bilerek kiralananı teslim alan kiracının daha sonra 249 ncu maddesi hükmüne dayanarak sözleşmeyi feshedemeyeceğini savunarak, asıl davanın reddini, karşılık davada ise, sözleşmenin 22 nci maddesince öngörülen haksız feshe dayalı bir yıllık kira bedeli tutarı tazminat ile 2001 Nisan ayı kira parasının tahsilini istemiştir. Kira sözleşmesinin imzalandığı ve kiralananın kiracıya teslim edildiği tarihlerde iş merkezinin inşaat halinde olduğu, anılan evrelerde binanın yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığının kiracı tarafından bilindiği uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, dosyadaki kanıtlar ile de sabittir. Kiralananın bu hali ile çalışma izni alınamayacağını bilen davacı kiracının, kiralananı teslim aldığı tarihte bu hukuki ayıbı bildiğinin ve kira sözleşmesini haksız olarak feshettiği kabul edilmelidir. Ancak, kiralayan da, kira sözleşmesini 4 ncü maddesiyle kiralananın da içinde bulunduğu iş merkezinin halka açılma tarihini 2000 yılının üçüncü üç aylık dönemi olarak taahhüt etmiş olmasına karşın yapı kullanma izin belgesini bu zaman dilimi içerisinde sağlayamamış olmasından dolayı kusurludur. Bu durum karşısında mahkemece, hukuki ayıbı bilerek kiralananı teslim alan kiracının sözleşmeyi fesihte haksız olduğu, ancak, yapı kullanma izin belgesi olmadan işyerini kiraya veren ve bu belgeyi öngörülen tarihte edinemeyen kiralayanın da kusur olduğu gözetilerek kira sözleşmesinin 8 nci maddesi hükmü uyarınca teminatın iadesi koşullarının buna göre tartışılması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve karşı davacı İntem yararına bozulması gerekmiştir. 3- Kabul şekline göre de, davacının dava dışı şirkete ödediği komisyon bedelinden davalı karşı davacı sorumlu bulunmadığı halde bu miktarın da davalı karşı davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı karşı davacı İntem yararına BOZULMASINA, takdir edilen duruşma vekillik ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar - - Updated - - - YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2001/6727 K. 2001/7921 T. • KİRACININ SÖZLEŞMEDEN DÖNMESİ Kiralananın İskan İzninin Olmadığı/Geçici İşletme Ruhsatı Dahi Alınamadığı - Kiralanandaki Ayıpların Sözleşmenin Amacına Uygun Kullanımını İmkansız Hale Getirdiği • KİRALANANDAKİ AYIPLAR Kiralananın İskan İzninin Olmadığı/Geçici İşletme Ruhsatı Dahi Alınamadığı - Kiracının Sözleşmeden Dönme Hakkını Kullanabileceği • KİRALAYANIN YÜKÜMLÜLÜĞÜ Kiralananın Kullanılabilir Bir Duruma Getirilmediği - Kiralanadaki Atık Su Tahliye Kanalının Dar Olduğu/Havalandırma Bacası Olmadığı • KİRALANANIN TESLİMİ Kiralayan Tarafından Sözleşmedeki Amaca Uygun Teslim Edilmediği - Kiracının Sözleşmeden Dönme Hakkını Kullanabileceği • SÖZLEŞMEDEN DÖNME HAKKI Kiracının/Kiralananın Sözleşmedeki Amaca Uygun Teslim Edilmemesi Nedeniyle - Kiralayanın Yükümlülüklerini Yerine Getirmediği 818/ 108, 249, 250 ÖZET Kiralananın kullanılabilmesi için iskan izni bulunması vazgeçilmez bir zorunluluk olup, bunun yerine getirilmesi de kiralayana ait bulunmaktadır. Sözleşme yapılırken sözü edilen iskan izninin bulunmaması, kiralayanı kanunen kendisine yüklenen iskan iznini alma ve kiralananı sözleşmenin amacına uygun kullanılabilir duruma getirme yükümlülüğünden kurtarmaz. Kiralananda atık su tahliye kanalı dar olduğundan kiralananı pis su basmış, havalandırma bacası olmadığından geçici işletme ruhsatı dahi alınamıyacağı bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Bu aşamada kiralananın sözleşmeden beklenen amaca uygun teslim edildiğinden söz edilemez. DAVA Dava dilekçesinde kira sözleşmesinin feshi, kira bedeli olarak ödenen 8000 DM ile depozito 3000 DM, malzeme bedeli DM manevi tazminat liranın, karşı davada ise DM. maddi tazminat ile lira manevi tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın akdin feshi ve depozitonun iadesi talebi yönünden kabulü, diğer talepler ile karşı davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve karşı davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü KARAR Davacı, davalıya ait taşınmazı tarihli sözleşme ile kafeterya olarak işletilmek üzere aylık 1000 DM. kira bedeli karşılığı kiraladığını, işletmeye esas tadilat ve malzeme alımı yapmış ise de kiralananın pis su gideri, havalandırma bacası ve yapı kullanma izni olmadığı için işletme ruhsatı alınamadığını, ihtarname göndermesine rağmen bu eksiklikler giderilmediği için kira akdinin feshi, haksız ödenen 8000 DM. kira bedeli ile peşin verilen 3000 DM. depozito bedeli, DM. kiralanana yapılan masraf ve lira manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, sözleşmeden doğan DM. maddi tazminat ile lira manevi tazminatın tahsili talebiyle karşı dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile akdin feshi ve depozitonun tahsili, diğer talepler ile karşı davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve karşı davacı davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, kiralananın kullanılabilmesi için iskan izni bulunması vazgeçilmez bir zorunluluk olup, bunun yerine getirilmesi de kiralayana ait bulunmaktadır. Sözleşme yapılırken sözü edilen iskan izninin bulunmaması, kiralayanı kanunen kendisine yüklenen iskan iznini alma ve kiralananı sözleşmenin amacına uygun kullanılabilir duruma getirme yükümlülüğünden kurtarmaz. Ayrıca, kiralananda atık su tahliye kanalı dar olduğundan kiralananı pis su basmış, havalandırma bacası olmadığından geçici işletme ruhsatı dahi alınamıyacağı bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Bu aşamada kiralananın sözleşmeden beklenen amaca uygun teslim edildiğinden söz edilemez. Kiralanan şeyin ayıpları, kiralayanın tekeffülü altındadır. Bu ayıplar kiralananın sözleşme ile güdülen amaca uygun biçimde kullanılmasını veya işletilmesini imkansız kılacak yahutta bu kullanım ve işletmeyi önemli surette azaltacak çeşitten ise kiracı sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir BK. ve 106-108 . Bu durumda, kiralayan aldığı kiraların tamamını alıkoyamaz, ancak şeyin kullanıldığı süre için ayıp nedeniyle indirilmiş kiraya karşılık olan miktarı alıkoyabilir. Mahkemece yukarıdaki ilke dikkate alınarak toplanan taraf delillerine göre kiralayana fesihten önce ödenen kira bedelinin iadesi talebinin tamamen reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir. Bunun dışında, reddedilen karşı dava nedeniyle maktu red harcının mahsubu ile peşin yatırılan bakiye harcın iadesi gerekip gerekmediğinin düşünülmemesi de doğru değildir. SONUÇ Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Soru Bizim 100 metre kare evimiz var evi aldik ama oturma ruhsati yok bide tapuda arsa diye geciyo bunu nasil yapabiliriz ileride bir sıkınti olurmu bu bize Yanıt Merhaba. Oturma ruhsatı ile ilgili bilgilere Türkiye'nin 1 numaralı emlak ve konut sitesi 'daki Buraya tıklayınız adresindeki haberden ulaşabilirsiniz. Aldığınız ev arsa tapulu oluyor. Arsa tapulu evlerle ilgili bilgilere ise Türkiye'nin 1 numaralı emlak ve konut sitesi 'daki Buraya tıklayınız adresindeki haberden ulaşabilirsiniz. Özge Özdemir tarafından yanıtlandı. 04 Ekim 2016 0919 Remzi atilgan 591 Kişi okudu Yorumlar
oturma ruhsatı olmayan evi kiralamak