Sosyal Medyanın Olumsuz Yönleri. Somut olarak bir topluluğun içine dahil olmadan ilgili insanlarla iletişim kurmak, çok daha rahat ortama ve kişisel konfora sebebiyet vermektedir. Tüm bunların yanında sosyal medyanın olumlu yöndeki katkıları dışında olumsuz tarafları da mevcuttur. Sosyal ağ platformlarının insanlar Öğrencilerinsosyal medyanın olumsuz örnekleriyle karşılaşmasını engellemek için eğitim alanında kullanılan sosyal medya örneklerini artırmak, bu alanda içerikler ve medyalar oluşturmak, sürekli güncellenen bilgi kaynakları oluşturmak ve en önemlisi sosyal medya eğitimleriyle öğrenci, öğretmen ve diğer eğitim Bu konuyla alakalı olarak okulumuz konferans salonunda okulumuz rehber öğretmeni Dursun BALTA, öğrencilerimize sosyal medyanın olumlu yönleri ve olumsuz etkilerinden bahsetti. Yayın: 16.12.2019 - Güncelleme: 25.12.2019 08:56 - Görüntülenme: 633 Sosyal medyanın olumsuz etkilerinin hem fiziksel hem de zihinsel olduğunu öğrenmek sizi şaşırtabilir. Dünyaya ve kendinize dair algınızı değiştirebilirler. Sosyal medyanın bazı olumlu etkileri olsa da ve kesinlikle olumlu sosyal medya hikayeleri olsa da, dezavantaj sütununda da çok şey var. Sosyalmedyanın olumlu ve olumsuz yönlerini anlatan bir konuşma örneği. Sosyal Medyanın Olumlu ve Olumsuz Yönleri (Konuşma) Sevgili arkadaşlar. Türkiye’de 52 milyon, tüm dünyada ise 3.4 milyar aktif sosyal medya kullanıcı var. İnsanlar her anlarını sosyal medyada paylaşıyor ve sosyal medyada geçirdikleri vakit de her Sosyal medyanın olumsuz etkilerinin hem fiziksel hem de zihinsel olduğunu öğrenmek sizi şaşırtabilir. Dünyaya ve kendinize dair algınızı değiştirebilirler. Sosyal medyanın bazı olumlu etkileri olsa da olumusuz etkileride bir okadar fazladır. Sosyal medyanın olumsuz etkilerinin neler olduğunu öğrnemek için makelemin fQDfSH. Artık kullanmayan yok ama sosyal medyanın olumlu ve olumsuz yönleri neler? 7’den 70’e herkesin bir hesabı var ama aynı zamanda faydaları ve zararları da var. Bunlar neler gelin birlikte bakalım. İletişim çağının getirdiği bir nimet fakat hem sosyal ilişkilerimiz hem de psikolojimiz üzerinde sosyal medyanın olumlu ve olumsuz etkileri var. Bir süre önce hayatımıza yeni yeni giriyor, eksikliğini hissetmiyorduk. Ancak bugün uyandığınızı ve Facebook, Twitter, Linkedin, Instagram, Snapchat gibi mecraların hepsinin uçup gittiğini düşünün. Pek çok kişi bu durumda neredeyse anksiyete yaşar. 2015 yılında yapılan bir araştırmada, katılımcılar telefonlarını günde ortalama 85 kez kontrol etti ve yaklaşık saat kadar da akıllı telefonlarında zaman geçirdi. Buna benzer olarak yapılan pek çok araştırma ve deneyde sosyal medyanın, anksiyete, depresyon, özgüven eksikliği ve beden dismorfik bozukluğu gibi bazı psikolojik semptomlara da sebep olduğu gözlemlendi. Sosyal medyanın olumlu yönleri Artık her evde internet var ve gencinden yaşlısına kadar herkes kullanıyor. Whatsapp veya online haber sitelerini, telefonu olan herkes her gün en azından bir kez ziyaret ediyor. Şimdi önce sosyal medyanın olumlu yönleri neler bakalım ardından olumsuz yönleri ve zararları neler o kısma geçelim. Hızlı iletişim kurabilmeyi sağlıyorEski tanıdıklarla iletişim kurabilmeyi sağlıyorDiğer eğitim sistemlerindeki öğrencilerle iletişimi sağlıyorBenzer ilgi alanına sahip kişileri bir araya getiriyorEtki yaratmaya yardımcı oluyor doğal felaketler, yardım kampanyalarıKişisel ve kurumsal tanıtım için iyi bir araçİnsanları yazarak kendilerini ifade etmeye teşvik ediyorYeni iş imkanları sağlıyorKişilerin bir konu hakkında daha geniş çaplı bilgi bulabilmelerini sağlıyorDaha hızlı ve kolay toplantılar sağlıyorDaha hızlı ve kolay geri dönüşümler sağlıyor Listede yer almayan farklı bireysel çıkarlar ve faydalar da olabilir elbette. Eklemek istediklerinizi aşağıdaki yorum kısmından ekleyebilirsiniz. Sizce sosyal medya kullanmak iyi bir şey mi kötü bir şey mi? Sosyal medyanın olumsuz yönleri Sosyal medyanın olumlu etkileri mi daha fazla olumsuz etkileri mi, kişiye ve kullanıma göre değişir ancak bu konuda bir kaygı olduğu kesin. İnsan sosyal bir varlıktır, psikolojinin temeli buna dayanır. İnsan sosyal ve fiziksel ilişkiler kurduğu sürece saha sağlıklı ve hızlı bir kişisel gelişim ve farkındalık süreci yaşar. Sosyal medya bağımlılık yaratıyorKişiyi mutsuzluk ve tatminsizliğe itiyorOlayları kaçırma kaygısı yaratıyor fomoDepresyonu tetikliyorİstenmeyen bilgilere maruz kalınmasına sebep oluyorGüvenlik riski doğuruyorAkademik performansı olumsuz yönde etkiliyorYüz yüze görüşme istediğini köreltiyorKişinin kararlarını olumsuz yönde etkiliyorÜretkenliği köreltiyorKilo alma ve diğer sağlık sorunlarına yol açıyorYanlış beklentiler yaratıyor Bunların yanı sıra sosyal medyanın bildirim sistemi de kişiyi gün içinde sürekli olarak meşgul ediyor. Bu durumda kişi odaklanamama sorunu da yaşayabiliyor. Sosyal medyanın yararları ve zararları Sosyal medya mecralarının kaldırılması, faydaları açısından düşünürsek hayatı zorlaştıracak, olumsuz yönleri açısından düşünürsek kimilerine fayda sağlayacaktır. Bu durumda bireysel kontrol yöntemi ile listede gördüğümüz zararları en aza indirgemek için çalışabiliriz. Mesela günde bir kaç saat telefonumuzdan ve internetten tamamen uzakta vakit geçirebiliriz. Belli sıklıklarda sosyal etkinliklere katılmak, tanıdıklarımızı ziyaret etmek gibi aktiviteler planlayabiliriz. Yazışarak anlaşmak yerine, arkadaşımızı arayarak veya onun yanına giderek iletişim kurmayı tercih etmeye çalışabiliriz. Sosyal medyanın yararları ve zararları bize aslında bunun ne kadar tehlikeli veya faydalı olabileceğini göstermektedir. Yetişkin ve olgun bir birey gibi bunun sorumluluğunu kendimiz üstlenmeliyiz. Sosyal medya, internet üzerinden dünyanın farklı uçlardaki insanları bir araya getirerek etkileşim yapmalarını sağlıyor. Paylaşımlar sayesinde de başka insanlarla etkileşim yaparak yeni insanlarla bağlantı kurmayı sağlıyor. Durum böyle olunca sosyal medya artık hayatımızın ayrılmaz parçası olarak bizimle beraber her yere gelebiliyor. SOSYAL MEDYANIN FAYDALARI NELERDİR? Sosyal medyanın yararları ve zararları konusu hala tartışılıyor. Çoğu bilim insanına göre sosyal medya insanların kendini daha özgür hissettiği, çeşitli aktiviteleri takip edip sosyalleştiği, araştırma becerisini geliştirerek bilgi sahibi olduğu gibi kişi üzerinde faydalı etkenler bırakabildiği söylenmektedir. İşte o bazı maddeler… Gündemden haberdar olmak Arkadaşlarla ilişkimizi kuvvetlendirmek Bilgi sahibi olmak Teknolojiyi yakından takip etmek İnsanlara kendinizi daha iyi ifade edebilmek SOSYAL MEDYANIN ZARARLARI NELERDİR? Sosyal medya bilinçli kullanıldığı takdirde zararı olmadı düşünülüyor. Sosyal medya amacı dışında kullanılması ve çok vakit geçirilmesi insan sağlığı üzerinde olumsuz etki bıraktığı da uzmanlar tarafından söylenmektedir. Mantıklı düşünme ve akıl yürütme yönünden insanı zayıflatıyor Sosyal ilişkilere zarar veriyor Kişinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu hayranlık ve bağlılık artıyor Depresyon gibi eğilimlere yol açıyor İş hayatındaki performansı etkiliyor İnsanlar arasındaki rekabeti arttırıyor Bağımlılık yapıyor Asosyal bir yaşantı başlıyor Sosyal medyanın en büyük tehlikelerinden biri yarış halidir. İnsanlar sürekli kendilerini birilerine beğendirmek için ya fotoğraf ya da bir söz paylaşarak beğeni ve takipçi kazanmak istiyorlar. Bu da insanlar arasında sosyal medyada rekabete yol açıyor. Bireyler fenomen olabilmek için akıl dışı işler yapmaya çalışarak bazen sağlıklarına zarar verebilmekteler. Eğer fenomen olma yolunda başarısız olunursa da psikolojik olarak bunalım, depresyon gibi eğilimler bireylerde gözlemlenmekte. Sonuç olarak sosyal medya amacı dahilinde, bilinçli bir şekilde kullanılması tavsiye edilmekte. 18 yaş altındaki çocukların sosyal medya bağımlığı olmaması için aile bireylerin bu konuda tedbirler alması gerekir. Yine çocuklara fenomen olma hayali yerine onları daha yaratıcı fikirler sunarak eğilimlerini yönlendirebilirsiniz. Sosyal medyanın bağımlılık yapması ile beraber insanlarda asosyal yaşam tarzı başlar. Bunun önüne geçebilmek adına gerek çocuklar, gerek yetişkinler için önlemler alınmalıdır. Asosyal yaşam tarzı insanları körelterek; üretmekten, aile ve akraba ilişkilerinden, insanlar arası yüz yüze etkileşimden, iş hayatındaki performanslardan alıkoyar. Sosyal medyada en son örneğini Güneş’ten sonra bize en yakın yıldızın resmini disk şeklinde “sucuk dilimi” olarak paylaşılmasında gördük ve buna artık “dur” diyelim. Temel bilimlere göre Güneş dışında yıldızlar uzaklıkları sebebiyle sadece “nokta” kaynak olarak görülmeleri mümkündür… Bilgi yok ise sıkıntı çok anlamına gelir sosyal medyada; milyonlarca takipçi ne yazık ki sahte bilimin etkisi altında bulunuyor. Cep telefonları, sosyal medya platformları ATM makinesi gibi 7/24 elden düşmüyor, dakika ara geçmiyor ki bakılması tekrarlanmasın. Hava ve su gibi bu hal 7’den 77’ye tüm hayatları ve dünyayı sardı. En kıymetli zamanlar sahte bilime ayrılır oldu, insanlık hafızası sosyal medya kirliliği altında kaldı. Bilgi olmayınca, düşünce kalmayınca sorgulama da yapılmayınca sosyal medyanın esiri olmamak ne kadar mümkün? Nerede kaldı bağımsızlığımız? CERN deneyleri araştırmacıları birbirleri arasında haberleşmek üzere internet doğmuştu, insanlık bundan hizmet gördü, yaşamı kolaylaştırdı, kağıt kullanımını bitirdi ve nihayetinde sanal bir dünyayı oluşturdu ve bizler de artık içindeyiz… O kadar ki mevcut hızımızı ve kapsama alanımızı çok arttıracak uzay internet ağı artık tepemizde… Bundan geri dönüş yok, kurtuluş ta yok, bununla geleceğe yürüyeceğiz… Bardağın dolu tarafı böyle… Öyleyse bardağın boş tarafı olan sosyal medyanın kirleticiliğine çare nedir? Sosyal medyada her geleni kendi değerlendirmemizden geçirmeden paylaşmayalım. Eğer paylaşılanlar gönderene ait değilse kaynak göstermek zorundadır. Öyleyse, kaynak adresi verilmeyen hiç bir sosyal medya paylaşımına bakmamak ciddiye almamak ilk elden çözüm olabileceğini ifade edelim. İkinci ve kalıcı çare ise eğitim, yani sosyal medyanın sahte bilim paylaşımlarına bilimsel yaklaşımı öğrenmek, öğretmek bu işi çözecektir. Temel bilim alanımızdan bunun bir kaç örneğini vererek sosyal medya bağımlılığına olan reçetemizi tamamlayalım. Bunlardan ilki, sosyal medyada yer alan “uzayda müslüman oldu” paylaşımında “…Ay’da sürekli Allahu Ekber nidalarına şahit olduklarını ekledi…” ifadesi sahte bilimdir. Buna bilimsel yaklaşım sesin boşlukta yayılamayacağıdır. Bir diğeri, Kanada Montreal’de çekilmiş Ay yüzeyini detaylı gösteren bir videoda 3 adet hareketli cisim ve gölgeleri yer almaktadır. Yakın uzayımızda on binlerce uydu insanoğlunun haberleşme gereksinimini sağlamak üzere dolanmaktadırlar. Geceleri yüzümüzü gökyüzüne çevirsek dakikalar içerisinde uydulardan bir kaçını çıplak gözle görüp heyecanlanırız… Bir de Ay’ın bize yaklaşık 350 bin kilometre mesafede olduğunu hatırlatarak, bu bilgilendirmelerden videoda görülen cisimlerin birer uydu olduklarını ve dünyadan ne kadar uzaklıkta görev yaptıklarını öğrenmiş oluruz. Gölgeye gelirsek, Güneş tutulmasındaki gibi uydulara Güneş ışığı vurduğunda gölgeleri de Ay yüzeyine kadar uzanmıştır. Doğrudan çekim videolarının çözünürlüğü düşük ve ne zaman olacağı bilinmeyen bu gerçek olayın görüntülenmesi pek mümkün değildir. Dolayısıyla, Ay yüzeyini bu kadar ayrıntılı gösterdiğine göre, ancak teleskopla uzun saniye pozlar verilerek arka arkaya alınmış fotoğrafların birleştirilmesi ile video görüntüsü oluşturulmuş olmalıdır. Sonuç olarak, bu bilgilendirme sosyal medya takipçilerine bilimsel yaklaşımla paylaşılanları değerlendirmeye teşvik etsin diyelim. Bir başka habere göre “Tokat’ta öğle saatlerinde güneşin etrafında oluşan dev halka şaşkınlığa neden oldu.” Bunun açıklaması Güneş halosu oluşmuş şeklindedir. Genelde kışın soğuk havalarda meydana gelir, soğuk atmosferdeki buz kristallerinden yansıyan Güneş ışığının halkalarıdır bu görünenler… Aynı şekilde Ay ışığı yansıdığında Ay halosu da oluşur. Son bir örnek te söyle olsun, “…Aydın’ın Nazilli ilçesinde bir genç, sabaha karşı UFO olduğunu iddia ettiği ve havada gördüğü ışık huzmesini cep telefonu ile kayda aldı…” şeklindeki sosyal medya paylaşımı gazetelere de düşmüş ve yaygın etki yapmış. Olayın aslı çok basit sokak lambası! “Mars’ta yıkılmış bir tapınağın girişi bulundu! NASA 9. gezegen Nibiru’yu buldu ancak gerçekleri saklıyor! Zamanına göre üstün bir teknolojiyle yapılmış 2400 yıllık nükleer savaş sığınağı keşfedildi, 1973 yılında Van’da bulunan ve saklanan heykelin gizemi,… ve şimdilerde en güncel haber olan dünya neden daha hızlı dönüyor?” şeklindeki ve daha nice sosyal medya başlıklarını artık temel bilim yaklaşımı ile okuyucularımızın değerlendirmesine bırakalım. Pandemi süreciyle birlikte evde daha fazla zaman geçirirken alışkanlıklarımızda da bir dizi değişim yaşandı. Artık daha fazla sosyal medya kullanıyor, daha fazla ekrana maruz kalıyoruz. Sosyalleşme ihtiyacımızı farklı kanallardan gidermeye çalışıyoruz. Gerçek yaşamdan uzaklaştıkça sanal dünyada daha çok varoluş sergiliyoruz. Hal böyle olunca sosyal medyanın olumsuz etkileri artarak çoğalmaya başladı. Uzmanlar kısıtlama sürecinden olumsuz etkilenen kişilerde sanal dünyanın verdiği psikolojik yansımalarına dikkat çekiyor. Artık hayatımızda, tedaviye muhtaç yepyeni bir bağımlılık faktörü yer alıyor Sosyal medya…Peki sosyal medya ve sanal dünyanın hiç mi olumlu yönleri yok. Elbette var ancak yaşamsal dengeyi koruyabilmek adına sosyal medya kanallarını doğru kullanmak şart. İşte Kişisel Gelişim Uzmanı Turhan Güldaş, sosyal medya ve internet kanallarının olumlu taraflarına yönelmek gerektiğini anlatarak bağımlı olmadan nasıl kullanılması gerektiğini anlattı. Her teknolojik gelişmenin iyi ve kötü yanları olabildiğine vurgu yapan Turhan Güldaş, “Mühim olan iyi yanlarını hayatımıza entegre etmemiz. O zaman gelişimsel teknoloji kanalları bizi daha ileriye götürür. Teknolojiyi faydaya çevirmek gerek. Yoksa internette zaman geçirerek, sosyal medya bağımlısı olarak, manipülasyonun etkisi altında kalarak analiz etme yeteneğimizi, irdeleme ve araştırma yetimizi köreltebiliriz” dedi*Gerçeklikten uzaklaşmayın Sanal dünyanın etkileşimi insanları gittikçe gerçeklikten uzaklaştırıyor. Sosyal medyada gerçek olmayan hayatlar yaratılıyor. Hayatımızın en güzel kısımlarını seçip sergilediğimiz bir platforma dönüştü. Bu da kişide gelgitlere yol açıyor, kişilik bozuklukları yaratıyor. Bireyleri yalnızlaştırıyor zira sanal bir hayat, sanal bir dünya. Dostluklar ve arkadaşlıklar da haliyle sanal. Gerçek değil. İnsanlar nasıl bir hayat yaşamak istiyorlarsa önce kurguluyorlar sonra da sosyal platformlarda yansıtıyorlar. Güzellikler filtrelerle sunuluyor, bakış açıları ayarlanıyor… Çoğu paylaşımlar, kişilerin varmış gibi gösterdikleri üzerine. Bu ve benzeri durumlar, kişilerin özgüven eksikliğinin sonucu. Doğallıktan uzaklaşmadan sanal dünyayı, yakınlarımızdan veya dostlarımızdan haber almak amacıyla kullanmak gerek. Başka hayatları gözetleme, öykünme hisleriyle yaklaştığınız sanal dünya, sizi eninde sonunda mutsuz edecektir.*Sanal dünyada var olanlara sahip olmayı beklemeyin Sosyal medya insanların yaşayamadıklarını yaşadıkları ve gösterdikleri, var gibi gösterme platformu haline geldi. Sosyal medyanın bu şekilde kullanılması kişilik bozukluğuna yol açıyor. Çünkü o yarattıkları dünyaya, bir süre sonra kendileri de inanmaya başlıyorlar. Sonradan gerçek hayatta olmadığı zaman depresyona girebiliyorlar. Sanal platformların gerçek olmasını beklememek gerek. Bunun farkında olalım ve bu bilinçle kullanalım. *Sizi bağımlısı yapmasına izin vermeyin İnsanların en önemli 3 duygusu var. Takdir edilme ihtiyacı, kabul edilme ihtiyacı ve beğenilme ihtiyacı. Bu üçlü, her insanın içerisinde az veya çok var. İnsanın en zayıf yönlerini oluşturuyor. Sosyal medya ile insanlar bu eksik yönlerini tatmin ediyorlar. Resim paylaşıyor, beğeni alıyorlar, beğenilme ihtiyacını karşılıyorlar… Paylaşım yapıyorlar, takdir ediliyorlar, takdir edilme ihtiyacını karşılıyorlar… İşte bu eksik yönler sonucunda bağımlılık ortaya çıkıyor. Bu duyguları tatmin ediyor. İnsanların bilinçaltında önemli noktalara dokunduğu için bağımlısı haline geldiler. Emin olun bu bir bağımlılık. Sigara, alkol veya madde bağımlılığı gibi. Uyanır uyanmaz ilk işiniz sosyal medya hesaplarınıza bakmaksa burada bir sorun var demektir. Günde 3-4 saatimizi orada geçirmeyelim. Aksi takdirde gerçek yaşamla bağlarınız zayıflayacaktır. OLUMLU YÖNDEN KULLANIN*Bilgiye ulaşmak ve kendinizi geliştirmek için kullanın Günümüzde belli başlı alışkanlıklar da değişti. Örneğin kitap okuma veya kütüphaneye gitmek gibi. O halde sosyal medya ve interneti, bilgiye ulaşmak için kullanalım. İnsan kendini geliştirmek istiyorsa aynı konu hakkında binlerce video var. Yabancı dil mi öğrenmek istiyorsunuz ya da kişisel gelişime mi meraklısınız, o halde internette araştırıp ehil kişilerin videolarını izlersiniz, verdikleri eğitimleri, tavsiye ettikleri yöntemleri uygulayabilirsiniz. Her konuda çok fazla kaynak var. Yemek yapmak, spor, bir eşyayı tamir etmek vb. aklınıza ne gelirse… Mühim olan sosyal medyayı sosyal fayda etkeniyle kullanmak. Yani bir öğrenci boş zamanlarında sadece sosyal medya paylaşımlarına bakmasa yabancı dille ilgili bir video izlese, kendini sürekli geliştirebilir. Derslerine paralel araştırmalar yapabilir. Bir meslek sahibi kendi mesleğini daha iyi icra edebilmek için dünyadaki gelişmeleri takip edebilir. Bir sporcu diğer sporcuların neler yaptığını, kendisini nasıl geliştirdiğini, nasıl ideale ulaştığını internet sayesinde öğrenebilir. Ve global olarak düşünmeyi, global olarak bilgiyi paylaşmayı sağlayan bir faktör olarak kullanabilir, kullanmalıdır.*Kitap okumayı es geçmeyin Elbette interneti bilgiye ulaşmak için kullanmalıyız. Ancak kitap okumayı da unutmadan… Kitabı unuttuk, okuyup kişisel gelişimimize emek vermeyi es geçtik. Sanal ortamda her şey var, kopyala yapıştır bir dünya düzenine doğru sürükleniyoruz. Dikkat. Kitap okumak, farklı bir etkinliktir; gözlerin bir şeyi görmesi, sayfalarda notlar almak, ilerleyen zamanlarda kitabı tekrar gözden geçirmek, alıntılar yapmak vb. farklı bir öğrenme potansiyeli yaratır. Yani hafızanın çalışması, bilgileri depolamak, önermeleri irdelemek açısından okumak çok önemli bir yöntemdir. İnternetten okumak ise bambaşka bir şeydir. İnternette genellikle çok daha fazla etki altında kalarak, manipüle edilerek oluşturulmuş bilgilerin bombardımanı altında kalıyoruz. Yani kişinin kendi kendine, kendi inisiyatifiyle analiz etme yeteneğini ortadan kaldırıyor. Dolayısıyla da klasik yöntemlerden uzaklaşmamak lazım. Ancak kitaplar e-kitap olarak da okunabilir. İnternetin faydalarından biri de kitapları e-kitap olarak herhangi bir tablet ile yüzlerce binlerce kitabı saklayabiliriz. Bu da bizim için elektronik kütüphane özgürlüğüyle pozitif bir yöntemdir.*Sosyal medyayı paylaşım aracı olarak görün İnsanların hayatlarında manevi yönden yükünü kaldıramayacakları olaylar da oluyor. Örneğin hastalıklar, ölüm vb. Bunları paylaşmak, duyguları anlatmak, acıları dindirmek, destek görmek anlamında olumlu taraflarını da düşünmek gerek.*Hasret kaldığınız dostlarınızla mesafeleri yok edin Sosyal medya sayesinde uzaklıklar kayboldu. Dostlarımızın yaşadıklarını izleyebiliyor, hikayelerini paylaşıyoruz. Takipteyiz. Diğer taraftan da internet aracılığıyla görüşüp sohbet edebiliyoruz. Ekran karşısında olsa da yüz yüze sohbet eder gibiyiz. Pandemi sürecinde görüşemediğimiz dostlarımızla aramızdaki mesafeleri internet sayesinde kapattık.*Gerçeklik ile sanallık arasındaki dengeyi iyi kurun Her yerde olması gerektiği gibi kendiniz olun ve sosyal medyada da kendiniz gibi davranın. Denge önemli. Sanal platforma günde 3 saat ayırdığımız zaman, bu zaman ilişkilerinizden, işinizden hatta çocuklarınızdan uzak kaldığınız zamandır. Ve bu büyük bir kayıptır. Dengeyi iyi kurun ve gerçek yaşamı es geçmeyin. EKONOMİ HABERLERİ EKONOMİ Türkiye'nin risk primi 9 haftanın en düşük seviyesine geriledi. Analistler, tahıl koridorunun açılması ve ROSATOM'un Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin NGS tamamlanması için yapacağı harcamaların 15 milyar dolarlık kısmını Türkiye'ye aktarmaya başladığına dair haberlerin Türkiye'nin CDS'ine olumlu yansımış olabileceğini belirtti.

medyanın olumlu ve olumsuz yönleri